OKB Hastaları ve Gizli Ritüelleri

08 Mayıs, 2020
OKB tedavisinde, gizli ritüelleri olan OKB ile açık ritüelleri olan OKB'yi ayırmak çok önemli. Gizli dürtüler veya ritüeller bazı saplantıları besleyebilir. Ne yazık ki, etkili tedavi için maruz bırakma ve tepki önleme uygulaması genellikle yeterli olamıyor.

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) – gizli olan ve olmayan ritüelleri ile – anksiyete bozukluklarının geniş spektrumu içerisinde kendisine yer bulur. OKB hastaları tarafından geliştirilen bu durum, kalıcı ve müdahaleci düşünceler (takıntılar) ile tetiklenen, tekrarlayan eylemler, ritüeller veya dürtülerle ortaya çıkan ve hedefi bu düşüncelerden ve kaygı durumundan kaçınmak olan davranışlarla karakterizedir. (Welch, Lu, Rodriguez, Trotta ve diğerleri, 2007).

Genellikle OKB ile ilişkili insanlarda ortaya çıkan bu dürtüler veya ritüeller, örneğin , obsesif biçimde sürekli el yıkama veya bir kapının kilitlenip kilitlenmediğini tekrar tekrar kontrol etmek gibi davranışlar. Bununla birlikte, bazı dürtüler ise, genellikle algılanmaz, çünkü bilişsel düzeyde gerçekleşirler. Bu gizli dürtülerin tedavisi ise çok zor olabilir.

OKB hastalarında yoğun görülen davranışlar

OKB hastaları ne tür saplantılara sahip?

OKB hastalarının sahip olduğu takıntıların türü ve mücadele ettikleri dürtü ve zorlamalar kişiden kişiye değişir. Aynı zamanda, bu durum tespit edilmesi en zor zihinsel bozukluklardan biri olarak tanımlanır. Örneğin, OKB spektrumunda; trikotillomani, Tourette sendromu ve vücut dismorfisi gibi durumların tümünü içeren geniş bir tanı kategorisi bulunur (Nardone ve Portelli, 2015).

Uzmanlar en yaygın saplantıları beş ana kategoriye ayırıyor:

  • Kirlenme takıntısı. Kendinizi yeterince temizlemezseniz hastalanacağınızı düşünmek veya etrafınızın her zaman virüs ve bakterilerle çevrili olduğuna inanmanız şeklinde tanımlanabilir. Bu tür saplantıları olan hastalar herşeyden sakınma ve sürekli temizlik gibi dürtülere sahip olurlar.
  • Simetri/sıralama takıntıları. Bu dürtüler, ertaftaki nesneleri bir düzene koymak, saymak veya bunları sürekli tekrarlamak gibi davranışlar şeklinde ortaya çıkar.
  • Cinsel takıntı. Cinsel takıntılar, dürtüleri kontrol etme eğiliminde olur. Biraz daha aşağıda bu konuyu tartıştığımız bölümde anlattığımız gibi, bu dürtüler genellikle gizli kalırlar.
  • Zarar takıntısı. Bunlar, herhangi birine bir şekilde zarar verdiğinizi düşünmek şeklinde ortaya çıkan dürtüler. Örneğin, işe giderken arabanızla birine çarptığınıza inanıp ve emin olmak için yolunuzu değiştirip çarptığınızı düşündüğünüz yere geri dönmek gibi. Zarar takıntılarına ilişkin dürtüler, genellikle kontrol dürtüleri şeklinde ortaya çıkar.
  • Dini takıntılar. Bunlar ayrıca kontrol ritüellerini de içerir.

Yukarıdaki takıntılarla ilgili en yaygın dürtüler veya ritüeller temizlik ritüelleri, düzenleme ritüelleri, tekrarlama, biriktirme, kontrol ve zihinsel dürtüler olarak sayılabilir. Nardone ve Portelli (2015) gibi yazarlar, üç kompülsif ritüel sınıfından bahsetmişlerdir: önleyici, yatıştırıcı ve onarıcı.

Gizli ritüellere sahip OKB hastaları için farklı olan nedir?

Yukarıda bazılarından bahsettiğimiz takıntılar bir dizi ritüelin de yaratılmasına yol açıyor. İronik bir biçimde, bu davranışları ortaya çıkaran dürtülerin amacı, takıntı veya saplantıları ortadan kaldırmak ve bunların ürettikleri kaygıdan kurtulmak.

OKB hastalarının sürdürdükleri ritüeller veya sahip oldukları dürtüler davranışsal olabilir. Başka bir deyişle, dışarıdan gözlemleyen biri için oldukça açık ve gözle görülebilir durumda olacaklardır. Geriye doğru saymak, yatmadan önce evin kapısının kilitli olup olmadığını on beş kez kontrol etmek ve daha önce bulundukları yerlere yeniden gidebilmek için beş saat boyunca yürümek bunlara verilebilecek bazı örnekler.

Güvenlik mekanizması olarak ritüeller

OKB ritüellerini güvenlik mekanizmaları olarak düşünebilirsiniz. OKB hastaları, aslında, kendilerini güvende tutmak için bu tür davranışlarda bulunurlar. Korktuklarında veya kendilerini endişeli hissetmeye başladıklarında, ritüelleri ve bazı dürtüleri, sahip oldukları bu kaygıyı hafifletmeye yardımcı olur.

Bu kaygı-kaçınma-kaygı döngüsü nedeniyle, terapistler, genellikle hastaların bu döngüyü kırmalarına yardımcı olmak için maruz kalma terapisine başvururlar. Bu, ritüellerini veya dürtülerini yaşamaya izin vermeden, hastaları kaygı veya korku yaratan düşüncelerine maruz bırakmayı içerir. Burada ana fikir, kaygının zirveye ulaşmasına izin vermek, böylece dürtülerle tetiklenen davranışlar olmadan bu düşüncelerin doğal bir şekilde azalması sağlanıyor. Bu şekilde, hasta, kaygıyı ortadan kaldırmak için bu ritüelleri yapmaya gerek olmadığını fark edecektir.

Gizli ritüel örnekleri: dürtüler ve kontrol

OKB’si olan insanlar, dürtülerinin zorlamalarına direnmeye çalışsalar da, her zaman teslim olurlar. OKB’nin sahip olduğu paradoks şu ki, eğer hastalar, bu dürtülerin sebep olduğu davranışları gerçekleştirmezlerse, takıntıları muhtemelen kendi başlarına azalacaktır.

Gizli olma eğilimi olan dürtüler, kontrol dürtüleri. Bu kavramı daha iyi anlamak için belirgin bir örnek üzerinden konuyu inceleyelim.

Ayaka ve cinsel OKB

Bu Ayaka adındaki bir kadın hastaya ait bir örnek. Ayaka, kontrol ritüellerine sahip olduğu bir cinsel OKB durumdan muzdarip. Ayaka çok katı dini ve ahlaki değerlere sahip bir aileden geliyor, bu yüzden lezbiyen olma fikrinden korkuyor.

Ayaka, homoseksüel obsesif kompulsif bozukluk (HOKB) problemine sahip. Bu, Ayaka’nın cinsel yönelimini bilmediği veya kadınlara ilgi duyduğunu ve ne yapacağını bilmediği anlamına gelmiyor. HOKB’li insanlar eşcinsel veya karşı cinse ilgi duyuyor olabilir.

Cinsel OKB problemine sahip olan hastalar, gizli kontrol kompulsiyonları yapma eğilimindedir. Bu nedenle, eşcinsel olma kaygısını hafifletmek için yol üzerindeki çizgilere basmaktan kaçınmasalar da, bilişsel zorlamalar yapıyorlar.

Ayaka’nın yaşadığı durumda, herhangi bir cinsel dürtüyü tetikleyip tetiklemediğini anlamak için, halihazırda hayatına girmiş olan tüm kadınlar hakkında düşünmek için üç veya dört saat zaman harcayabiliyor. Ayrıca, cinsel ilgi uyandırıp uyandırmadığını anlamak için çıplak kadınları da düşünebiliyor.

Yüzünü kapatan endişeli kadın

Gizli ritüeller ile ilgili tehlikeli olan nedir?

Gizli ritüellerle ilgili en büyük sorun, bunları istediğiniz zaman yapabiliyor olmanız. Onları gerçekleştirmek için fiziksel engeller bulunmuyor ve hastalar, bunları terapistleri ne kadar dikkatli olurlarsa olsunlar, onların gözlerinden uzakta yapabiliyorlar.

İnsanlar istedikleri zaman istediklerini düşünebilirler ve aynı şey OKB’nin gizli ritüelleri için de geçerli olabiliyor. OKB’niz varsa ve gizli dürtülere sahipseniz, zamanınızın çoğunu zihinsel kontrol ritüelleri yaparak geçirebilirsiniz. Eşcinsel olup olmadığınızı ya da etrafınızdaki hiç kimsenin farkında olmadan çocuğunuza zarar vermek isteyip istemediğinizi kontrol edebilirsiniz.

Düşünce ve kontrol tamamen “özgür” bir alan. Aklınıza takılan bir şeyi kontrol etmek için bir önceki gün takip ettiğiniz yolu en baştan adımlamak için sabah 3’te evi terk etmek zor veya imkansız olsa da, istediğiniz zaman zihninizde kontroller yapabilirsiniz. Sonuç olarak, gizli dürtüleri olan insanlar, genellikle zamanlarının çoğunu bunu yaparak geçirirler, çünkü onları durduracak neredeyse hiçbir şey bulunmuyor.

Hastalarda bu durum, genellikle günde yaklaşık bir saatlik zihinsel kontrol kompulsiyonları ile başlar, ancak bu süre hızla yükselebilir. İşlerini ve kişisel yaşamlarını etkilemeye başlayan bu kaygılarını gidermek için, hastaların daha fazla zamana ihtiyaçları olacaktır.

Bu tür bir OKB problemine sahip olan kişilerin ailesi, arkadaşları ve iş arkadaşları, genellikle ne kadar çok acı çektiklerini fark etmezler. Hastanın dürtülerini kabul etmesi zor olacaktır, çünkü cezalandırılmaktan utanır veya korkarlar. Sonuç olarak, çevrelerindeki insanlar, genellikle, sadece dikkatlerinin dağılmış veya yorgun olduklarına inanırlar.

Gizli ritüelleri olan OKB hastaları için tedavi

Bu tür bir OKB durumunun tedavisi, terapistler için de önemli bir sorun teşkil eder. Hastaların dürtüleriyle uğraşmalarını engellerken takıntılarına maruz bırakmak oldukça zor bir durum ve bu zorluk dürtüler gizlendiğinde çok daha fazla olacaktır. Ritüeller ve dürtüler gözle görülebilir olmadığından, terapistin hastanın ritüelini gerçekleştirmediğinden %100 emin olmasının bir yolu yok.

Ancak bu, tedavinin imkansız olduğu anlamına da gelmiyor. Nardone ve Portelli (2002), gizli ritüelleri olan hastalar için başka bir terapi öneriyor. Buna “kısa stratejik terapi” (Brief Strategic Therapy) diyorlar. Çalışmalar, bu kısa stratejik tedavinin, vakaların %79’unu tamamen çözdüğü ve vakaların %7’sinde önemli iyileşmeler görüldüğünü ve hastaların %86’sında olumlu sonuçlar verdiğini gösteriyorlar.

  • Nardone, G. y Portelli, C. (2015). Obsesiones, compulsiones, manías. Barcelona: Herder Editorial.
  • Welch, J., Lu, J., Rodriguiz, R., Trotta, N., Peca, J., Ding, J., Feliciano, C., Chen, M., Paige, J., Luo, J., Dudek, S., Weinberg, R., Calakos, N., Wetsel, W. Y Feng, G. (2007). Cortical-striatal synaptic defects and OCD like behaviours in Sapap3-mutant mice. Nature, 448, 894-90.