Nöral Plastisite ve Okuma Arasındaki İlişki

Nisan 7, 2021
Okumayı öğrenmek beyni şekillendirir. Bu süreç, insanların sembollerin yorumlanması kadar karmaşık beceriler edinmesine izin verir. Bugünkü yazımızda, bu konuyla ilgili daha fazlasını öğrenin!

Herkes uyum gerektiren durumlardan geçer. Elbette, beynin bu adaptasyon sürecine aktif olarak katılması gerekmesi muhtemeldir. Temel olarak, yürüttüğümüz herhangi bir işlem bununla ilgili olabilir. Sinirsel esneklik olarak adlandırabileceğimiz nöral plastisite ile okuma arasındaki ilişki burada ortaya çıkar.

Tüm bunların neyle ilgili olduğunu anlamak için, önce beyin esnekliğinin insanların geçtiği süreçlerde nasıl çalıştığından bahsedeceğiz. Bu makalede, biyolojik ve çevresel açıdan sinir sistemini inceleyeceğiz. Daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin!

Nöral plastisite ve okuma

Nöral plastisite, sinir sisteminde meydana gelen şaşırtıcı bir fenomendir. Bu, bazı nöronların doğduğu, diğerlerinin dallarını değiştirdiği (dendritler) ve diğerlerinin basitçe öldüğü bir süreçtir.

Hem unutmayı hem de öğrenmeyi mümkün kılan bir olgudan bahsediyoruz. Bilmiyorsanız, plastisite denen bir şey sayesinde yeni bilgiler edindikçe beyniniz dönüşür. Bu fenomen yaşam boyunca ortaya çıkmaya devam eder.

Öte yandan okuma, metinlerin anlamının yorumlanmasıdır. Bu deneyim büyük ölçüde yeni bilgi edinmek için kullanılır. Ancak bunu en iyi şekilde yapabilmek için alıştırma yapılmalıdır.

Nöral plastisite nasıl yorumlanır?

Nöral plastisite ve okuma arasındaki ilişki

Sinirsel esneklik ve okuma birbiriyle ilişkilidir. Öncelikle ikisi de sinir sistemi sayesinde çalışır. Kişi okumayı öğrendiğinde beyinde süreçler oluşmaya başlar. Örneğin oksipital korteks aktive olur. Ek olarak ve plastisite ile ilişkili olarak, sinir devrelerinin yeniden düzenlenmesi söz konusudur.

İlginç olan şu ki, bu bir çevresel aktivasyon süreci çünkü şimdiye kadar hiç kimse genetiğin özellikle sembollerin yorumlanmasıyla ilgili kısmını tanımlamamıştı. O halde beynin bu şekildeki önemli bir yönü veya kültürel koşullanmayı içeren bir süreçten bahsetmek mümkün olabilir.

Okurken beyin, sembollerin veya harflerin dile ve görsel sisteme çevrilmesine adanmış bu alanları harekete geçirir. Bilgi, anlayabilmeniz için dönüştürülür. Karmaşık nesne tanıma da bu süreçte bir rol oynar ve yeni bağlantılar kurulur. Gördüğünüz gibi, bir birey okumayı öğrendiğinde beyinde önemli değişiklikler meydana gelir. Aslında korteksin beyin aktivitesi artar. Bu nedenle kortikal yeniden yapılanmadan bahsediyoruz.

Nöral plastisite ve okuma üzerine güncel araştırmalar

Yine de bunun olduğunu nasıl bileceğiz? Sinirbilim alanındaki birçok çalışma bize bu konuda belli cevaplar verdi. Örneğin, nörogörüntüleme çalışmaları yoluyla, artık beyin aktivasyonunun bölgeler açısından incelenmesi gerektiğini biliyoruz.

Skeide ve arkadaşları, 2017’de bir araştırma yaptılar. İlk olarak, okuma yazma öğrenmeden önce bir grup insanın beyin görüntülerine baktılar. Bu eylemleri yapmayı öğrenenlerde önemli değişiklikler gözlemlediler. Bu çalışma boylamsaldı ve araştırmacılar denekler dinlenirken manyetik rezonans görüntüleme kullandılar. Çalışma, beynin fizyolojisinin sadece altı aylık okuryazarlık süresi içerisinde ne kadar değişebileceğini gösterdi.

Daha yeni bir çalışma, aynı yöne işaret eden sonuçlar buldu. 2019’da Boltzmann ve arkadaşları, yetişkinlere yönelik okuma edinimini araştırdı. Onların üzerinde çalıştığı durumda, Zeitschrift für Neuropsychologie Journal‘da yayınlanan bir inceleme yaptılar. Çalışmaların çoğunun yetişkinlikte okumayı öğrenmeyi hem yapısal hem de işlevsel değişikliklerle ilişkilendirdiğini buldular.

Kitap okumak neyi destekler.

Hangi alanlar etkinleştirilir?

Yetişkinlikte okumayı öğrenirken aktif hale gelen beyin alanları oksipital korteksin ötesine geçer. Örneğin, subkortikal alanlar, orta beyin ve talamus. Aslında, araştırmacılar oksipital lob ile superior kollikulus ve pulvinar çekirdekler arasındaki bağlantılarda aktivasyon gözlemlediler.

Ancak, bir kişi okuduğunda harekete geçen farklı bilişsel süreçleri dikkate almak da önemlidir. Örneğin, göz hareketiyle yakından ilişkili olan kısma da dikkat etmeliyiz. Benzer şekilde birey, motor ve duygusal kontrol gibi yürütücü işlevlerle ilgili kendi kendini düzenleme süreçlerini yürütebilir.

Araştırmacıların kortikal yeniden yapılanmayı ve bunun beyinde nasıl çalıştığını zaten bildiklerinden bahsetmeye değer. Ancak tüm bu araştırmalar sayesinde okuma ile ilgili yeni aktivasyon bölgelerini öğrenebildiler. Bu sonuçlar, okumanın sinirsel temelinin çok daha geniş olduğu hipotezine katkıda bulunuyor.

Kısacası, çeşitli beyin alanlarının kortikal alanda yeniden düzenlenmesi ve aktivasyonu, nöronal plastisite ile okumayı birbirine bağlayan yapısal ve fonksiyonel değişiklikler üretir. Okumak beyin bağlantılarını zenginleştirir. Yani, öğrenerek beyninizi şekillendiriyorsunuz.

Boltzmann, M., Münte, T., Mohammadi, B., & Rüsseler, J. (2019). Functional and structural neural plasticity effects of literacy acqusition in adulthood. RevistaZeitschrift für Neuropsychologie, 30, 97-107. https://doi.org/10.1024/1016-264X/a000254.

Skeide, M.A., Kumar, U. Mishra, R.K., Tripathi, V. N., Guleria, A., Singh, J.P., Eisner, F., & Huettig, F.(2017) Learning to read alters cotico-subcortical cross-talk in the visual system of illiterates. Science asvances, 3(5), e1602612. DOI: 10.1126/sciadv.1602612