Neden Yargıda Bulunuruz?

11 Ocak, 2017

Biri yolunuzu yargıladığında, ona ayakkabılarınızı ödünç verin. Bu çok bilinen deyiş aslında önemli bir hatırlatıcıdır. Hepimiz bir noktada yargılandık. Her birimiz bizi üzen veya bizi yaralayan (doğru veya yanlış) bir fikre konu edildik.

Yargılanmaya nasıl cevap verebiliriz?

Her şeyden önce derin bir nefes alın ve biraz geri çekilin. Yargıda bulunmanın evrensel olduğunu anlayın. Bu hep yapılan bir şeydir ve yapılmaya da devam edecektir.

İkinci adım çok basit. Söylenen şeyin sizinle alakası olmadığını kabul edin. “Onu kişiselleştirmeyin.” Başkalarının kelimeleri veya fikirleri sizi tanımlamaz. Daha sonra o insanlara ayakkabılarınızı ödünç verin ve bırakın esas gerçeği kendileri görsünler.

Genellikle, en fazla yargılamada bulunan insanlar en düşük özgüvene sahip olanlardır. Bir kişi kendisini kayıtsız şartsız kabul etmezse başka birini de kabul edemez. Onlar katı mükemmeliyetçidirler ve fırsatını buldukları her anda insanları yargılarlar.

Yargılamanın arkasında ne var?

Kimse yargılanmaktan hoşlanmaz. Yargılandığımız zaman, bize bir etiket empoze edilir ve bu bizi daraltılmış ve ufaltılmış hissettirir. Psikologlara göre, hepimiz etrafımızdaki bir çok insana roller vermeye veya onları kategorize etmeye az da olsa meyilliyiz. Bazı insanlar çocuk ruhludur. Diğerleri çok tembeldir. Öbürleri kaypak veya sorumsuz, ya da endişeli oldukları veya olumsuzlardır.

Bunu hepimiz yapsak da, açık olmamız gereken bir nokta var: insanların sizi yargılamalarını istemiyorsanız, siz de onları yargılamaktan uzak durun.

cimlerde-oturan-kadin

Yargılamalarımızın pek çoğu bir parça gerçeklik payı içerse bile, yargılamadan önce, kendimizi karşımızdakinin yerine koyup düşünmek faydalıdır. Nasıl hissettiklerini, nasıl tepki gösterdiklerini, nasıl acı çektiklerini, dünyayla veya bizle nasıl iletişim kurduklarını görün.

Başkalarını aşırı derecede yargılamaya meyilli kişilerin paylaştıkları karakteristik özellikler şunlardır:

1. Düşük özgüven

Düşük özgüvene sahip olan insanlar, başkalarını kontrol altına almak için yargılamayı kullanırlar. Bu kontrolcü bakış açısından kendilerini savunabilir ve diğer herkesten koruyabilirler. Size “güvensiz” veya “başarısız” diyecekler, çünkü, gerçekte onlar kendileri için böyle hissediyorlar. Sizi etiketleyerek üzerinizde kontrol oluşturma çabası içine giriyorlar ve kendilerini bunun tamamen zıt noktasında konumlandırıyorlar.

Bir başka deyişle, özgüveni düşük insanlar kendi güvensizliklerini ve hatalarını başkalarına yansıtırlar. Bunları kendileri üzerinde görmektense, başka insanlar üzerine etiketler yansıtmak ve bunun için onları yargılamak daha kolaydır. Bu onlar için katartiktir ve onlara güç verir.

2. Empatiden yoksunluk

Başkalarını yargılamayı hafife alan insanlar ve bunu sadece onları yaralamak için yapanlar empatiden yoksundur. Dahası, diğerlerinin karmaşıklığını kavrama yetisi olmayan ve insanları basit birer etiketten fazlası olarak göremeyen kişiler, muhtemelen kendi ihtiyaçlarını, boşluklarını, hatalarını ve üstünlüklerini de anlamazlar.

Diğerlerini yargılamak, kendine tevazu ile bakmaktan ve başkalarına karşı saygılı olmaktan çok daha kolaydır.

3. Duygusal yaralar

Canınız acıdığında tepki göstermenin iki farklı yolu vardır. Birincisi, olan bitenden duygusal bir bilgi kazancı sağlamak, metanetli bir şekilde davranmak ve yola devam etmektir. Karşılığında, belli başlı durumları ele almak konusunda daha akıllı biri haline gelirsiniz. Bu sayede yargılayanlar yerine daha çok empati sahibi insanlara, başkalarına roller vermeden onları anlamaya özen gösterenlere sahip oluruz.

Öte yandan acı verici durumları iyi bir şekilde ele alamayan başka bir tip insan daha vardır. Kin ve husumet besleyenler. Bu durum o kadar haşin ve zarar verici boyuttadır ki bu kişiler kendi acılarını, kederlerini ve içlerindeki şeytanı başkalarını yargılamak için kullanırlar.

Problemli durumları açık fikirli, yaratıcı ve saygılı bir bakış açısıyla değerlendirmek yerine daha başlamadan yenilmişler gibi davranırlar. Bu da en zehirli ve en yaralayıcı davranış biçimlerinden biridir.

gri-ciceklere-sarilan-kadin

Yargılamadan önce, kendinizi kayıtsız şartsız kabul etmelisiniz. Buna yetenekleriniz kadar kusurlarınız da dahildir. Kendinizi kabul etmek üzerine çalışmaya başladığınızda, bu durum özgüveninizi de artıracaktır. Bu noktada başkalarıyla ve kendinizle olan iletişim kurma biçiminiz değişecektir.