Neden Yardım Ederiz?

Birini tehlikede gördüğümüzde endişeye kapılır, o kişi bu tehlikeyi atlatınca rahatlarız. Bu tür durumları birbiri ile ilişkilendirdiğimizde bir tür dayanışma hissinden bahsedebilir miyiz? Bu soruya cevap bulabilmek için bilimsel verilere hep birlikte göz atalım.

Son Güncelleme: 13 Şubat, 2021

Bir akrabamıza, arkadaşımıza ya da sokaktaki bir yabancıya yardım ettiğimizde kendimizi bir fedakarlıkta bulunmuş ve huzurlu hissederiz. İhtiyacı olan birine yardımcı olmak daha iyi, yüksek değerlere ve ahlaka sahip bir insan olduğumuzu düşünmemize yol açar. Benzer şekilde yardım isteyen birini reddettiğimizde ise kendimizi bencil hissederiz. Ayrıca başka insanlara yardım etmeyen kişileri de yargılarız. Peki yardım etme eyleminin tam olarak özverili bir davranış olmama ihtimali var mıdır?

Diğer insanlara yardım etme ve onlara karşı cömert davranma konusundaki gizli motivasyonlarınızın neler olabileceğini hiç düşündünüz mü? Her zaman sizi bu yönde harekete geçiren duyguların anlayış ve empati olduğundan emin misiniz? Peki ya başka bir insana iyilik ederek katkıda bulunmak aslında sizin gerçekten dayanışma içinde bulunma sebebiniz değilse? Belirli araştırmalarda bu yaklaşımlar incelenmiş ve çok ilginç sonuçlara ulaşılmıştır.

Neden Yardım Ederiz? Empati Mi Kaygılar Mı?

İnsanların sosyal içerikli davranışları çok uzun yıllar boyunca farklı çalışmaların ve araştırmaların konusu olmuştur. Neden diğer insanlara yardımcı oluruz? Bu özellikle mi dünyaya geliriz yoksa bu bir tür kültürel öğreti midir? Bunlar ve benzer sorular pek çok araştırmacı ve yazar tarafından çalışılmış ve üzerinde tartışılmış olan konular arasında yer almaktadır.

Başka bir insanın acı çektiğini gözlemlemenin kişinin beyninde aynı nöral ağları harekete geçirerek acı sürecine yol açtığı bilimsel olarak ispatlanmıştır. Bu durum bir noktaya kadar diğer insanların acılarını tıpkı kendi acımız gibi hissedebildiğimiz anlamına gelmektedir.

Ancak bu tür durumlarda tam olarak ne hissederiz? En fazla deneysel geçerliliğe sahip olan hipotez, ihtiyaç sahibi bir insanla yüzleştiğimizde iki farklı şekilde hareket ettiğimizi göstermektedir:

  • Karşıdaki kişinin içinde bulunduğu duruma karşı asabi, iğrenerek, endişe duyarak ya da korku ile reaksiyon gösterebiliriz.
  • Bunun aksine merhamet ve anlayış hisleri ile gerçek anlamda karşımızdaki kişi adına üzülebiliriz.

Bu duygulardan hangisinin harekete geçeceği farklı etkenlere bağlıdır. Bu bağlamda, kişinin kendisini içinde bulduğu somut acı içeren durumla birlikte onu gözlemleyenin kişisel eğilimi de çok önemlidir. Aynı olayla karşılaşan iki farklı insan birbirinden farklı reaksiyonlar gösterebilir. Bununla birlikte aynı kişi, başka insanların acı çekmesi ile ilgili olarak iki farklı durumda birbirinden farklı tepkiler de verebilir.

Motivasyonumuz Nedir?

Her ne olursa olsun, ister sinirimizi bozsun, isterse merhamet duygumuzu uyandırsın, genellikle ihtiyaç duyan kişilere yardım etme eğiliminde oluruz. Ancak her durumda bizi harekete geçiren motivasyonun farklı olacağının altını çizmek gerekir.

Alarm, iğrenme ya da endişe gibi duygular hissettiğimizde hareketlerimize yön veren kavram bencilliktir. Yani başka birine, onu o şekilde görmenin bizde uyandırdığı sıkıntıyı gidermek için yardımcı oluruz. Buna karşın, eğer o kişinin içinde bulunduğu durum bizi etkilerse, gerçek anlamda fedakarlık içeren ve o kişiyi hissedebilen bir motivasyonla hareket ederiz. Bu noktada amacımız kendi sıkıntımızı değil karşıdaki kişinin çektiği acıları hafifletmektir.

Bu gerçek, üniversite öğrencileri tarafından yapılan çeşitli çalışmalarda ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmalarda yardım etme şeklinin yaşanan duygulara bağlı olarak değiştiği vurgulanmaktadır. Kaygı duygusu harekete geçmiş olan bir kişi bunu azaltma motivasyonu ile, merhamet duygusu harekete geçen bir kişi ise diğer insanın ihtiyacını azaltma amacıyla hareket eder.

Bu tür durumlarda içimizde ne tür duyguların canlanacağını kendimiz seçemeyiz. Bu nedenle de bu iki grup duygunun ahlaki açıdan diğerine oranla hangisinin daha destekleyici nitelikte olduğunu söylemek pek mümkün değildir. Buna ek olarak, yapılan çalışmalardan birinde ilginç bir gerçek ortaya çıkarılmıştır. Yapılan yardım kişisel anlamda pahalı ise gerçekten empati duyan kişilerin daha bencilce bir davranış biçimi sergileme eğiliminde oldukları görülmüştür. Yani kişisel fedakarlık, en başta ortaya çıkan başkasını düşünme fedakarlığı dürtüsünü ortadan kaldırmaktadır.

Diğer İnsanları Düşünür Müyüz?

Bu bulgular bizi insanoğlunun gerçek anlamda destekleyici, fedakar ve eli açık olup olmadığı sorusuna ilişkin hiç bitmeyen bir belirsizliğe götürmektedir. Pek çok kez yardımcı olmanın insanda memnuniyet verici hisler uyandırdığını biliyoruz. Ancak aynı zamanda yardım etmemizin nedeninin kendi rahatsızlıklarımızdan kaçmak olabileceği ihtimalinin var olduğunun da farkındayız.

Yani kendi duygularımızı da işin içine kattığımızda başkaları için gerçekten endişelendiğimizi ve etkilendiğimizi söylemek mümkün müdür? Her şartta ve motivasyonumuz ne olursa olsun genel anlamda toplum yanlısı davranışların faydalı olduklarının altını çizmek gerekir. Bu tür davranışlar, yardım edilenleri olduğu kadar genellikle yardım edenleri de olumlu yönde etkiler. Bu nedenden dolayı bu tür davranışları daha tatmin edici bir sosyal birliktelik için desteklemek ve teşvik etmek önemlidir.

İlgini çekebilir ...
Aklınızı KeşfedinRead it in Aklınızı Keşfedin
Merhamet Yeni Bir Terapi Şeklidir: Kendinize Nazik Olun

Merhamet terimine gereken önem verilmemiştir. Şu anda, genellikle yardım ve acıma ile ilişkili bir şekilde kullanıldığımız bu sözcük, aynı zamanda, akla "kurbanı oynamak" düşüncelerini de akla getiren “öz anlayış” manasına da dönüşebilir.



  • Batson, C. D., O’Quin, K., Fultz, J., Vanderplas, M., & Isen, A. M. (1983). Influence of self-reported distress and empathy on egoistic versus altruistic motivation to help. Journal of personality and social psychology45(3), 706.
  • Batson, C. D., Fultz, J., & Schoenrade, P. A. (1987). Distress and empathy: Two qualitatively distinct vicarious emotions with different motivational consequences. Journal of personality55(1), 19-39.