Koronavirüs Tehdidi ve Evden Çalışma

Mart 21, 2020
Her ne kadar her iş dalında böyle bir imkan bulunmasa da, pek çok şirket COVID-19 enfeksiyonlarını önlemek ve kontrol altında tutmak için evden çalışma yöntemini tercih etmektedir. Ancak bu seçeneğin de dikkate alınması gereken birtakım zorlukları bulunduğunun altını çizmemiz gerekiyor.

Winston Churchill, kendisini endişelendiren şeyin harekete geçmek değil, tam tersi hareketsiz kalmak olduğunu söylemiştir. Karşımıza çıkan her zorluk ister ekonomik, ister askeri, isterse sosyal olsun, değişimleri kabul etmeyi ve bunlarla yüzleşmeyi gerektirmektedir. Örnek olarak, koronavirüs tehdidinin dünya genelinde yaygınlaştığı ve büyük bir sorun haline geldiği şu günlerde evden çalışma pek çok ülkede benimsenmiş ve hayatın bir gerçeği haline gelmiş durumdadır. Bu durum, hepimizin hazır olması gereken atılması gerekli adımlardan biridir.

Elbette her iş kolunun böyle bir ayrıcalığa sahip olamayacağı açık bir gerçektir. Ancak iş dünyasının çok önemli bir bölümünün şu an olmasa bile belki de birkaç hafta içerisinde bu seçeneği benimsemek zorunda kalacağı artık neredeyse belirgin bir hale gelmiş durumdadır. Peki evden çalışma konsepti bir tehdit midir? Acaba suçu bu seçeneği tavsiye eden felaket senaryosu yazarlarının mı üzerine atıyoruz? Aslında iş dünyasının büyük bir bölümü evden çalışmayı zaten tavsiye etmektedir. Yani bu yöntem sadece koronavirüsten korunma amacıyla alınmış yeni ortaya çıkan bir seçenek değildir.

Günümüz dünyası ile ilgili olarak anlamamız gereken çok önemli bir özellik, birbirine bağımlılık kavramıdır. Artık klasik hale gelmiş olan kelebek etkisi fenomeni aslında şu anki yaşantılarımızı tam olarak tanımlayabilecek bir kavramdır. Çünkü gezegenimizin herhangi bir noktasında olan bir olay başka bir noktayı etkileyebilecek özelliklere sahiptir.

Üretime dayalı bir iş dünyasının bir noktasında ortaya çıkan bir şey hızlı bir biçimde diğer ülkeleri ve sektörleri etkisi altına alabilir. İş dünyası izole olmuş bir ada değildir. Tam tersine tıpkı bir örümcek ağı gibi oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu dünyanın sadece küçük bir bölümünde yaşanan bir çalkantı, tüm yapının sallanmasına yol açar.

Bu nedenle birlik içinde hareket etmemiz, sorumlu davranmamız, empati kurmamız ve zekamızı etkin bir biçimde kullanmamız son derece önemli gereklilikler arasında bulunmaktadır. Eğer bugün evden çalışma yöntemi çok sayıda organizasyon tarafından benimsenen bir seçenek haline geldiyse, diğer şirket ve organizasyonların da aynı adımı atmaları gerekir. Bu kararı vermek elbette zor olacaktır. Ancak bu zorluğun aynı zamanda gelecekte bize son derece olumlu sonuçlar getireceğini de bilmek gerekir. Şimdi bu konuyu daha detaylı bir biçimde analiz edelim.

Birbirleri ile bağlantılı insanlar

Koronavirüs Tehdidi ve Evden Çalışma: Bizleri Ne Tür Zorluklar Bekliyor?

Bugünlerde COVID-19 ya da daha yaygın tanımıyla koronavirüs, aslında bir virüsten daha fazla etkiye yol açmaktadır. Günden güne daha yaygın hale gelen bu virüs ekonomik alanı, iş dünyasını, turizmi, eğitim sektörünü ve elbette sağlık sektörünü derinden etkisi altına almış durumdadır.

Virüsün yol açtığı tehdit ve belirsizlik ortamına karşı verilebilecek en iyi cevap ortak hareket etmek, uzmanlar tarafından üzerinde konsensüs oluşmuş önlemleri almak ve bu büyük problemin üstesinden mutlaka gelineceğine dair sağlam bir inanca sahip olmaktır.

Bu hedefe ulaşabilmek adına riskleri azaltmak ve mümkün olduğunca enfeksiyonu kontrol altına almak, çeşitli değişikliklerin yapılmasını gerektirmektedir. İşte gerçekleştirilen bu değişiklikler bağlamında, pek çoğumuzun bildiği gibi, şirketlerin önemli bir kısmı evden çalışma yöntemini benimsemektedirler.

Bu stratejiyi uygulayan ilk ülke Çin olmuştur. Ülkede, bazı şehirler ve bu şehirlerde yaşayan milyonlarca kişi için ciddi kısıtlamalar getirilmiştir. Aynı zamanda Çinli şirketlerin pek çoğu da evden, video konferans ve e-posta yoluyla uzaktan faaliyet göstermeye devam etmektedirler.

Virüsün dünya genelinde hızla yayılmaya başlamasıyla birlikte, dünyanın geri kalanı da benzer bir reaksiyon göstermeye başlamıştır. Bu kritik dönem içinde şahit olduğumuz bazı gelişmeleri şu şekilde sıralayabiliriz.

Uzaktan Çalışma Seçeneği: Şirketler Reaksiyon Gösteriyor

Koronavirüs tehdidinin yaygın bir hale geldiği şu günlerde evden çalışma yöntemi, aslında bu zorlukla başa çıkma konusunda hazır olduğumuzu göstermektedir. Elbette bu konuda pratik eksikliğimizin bulunduğunu da göz ardı edemeyiz.

Bugün karşı karşıya kaldığımız en büyük problem kontrol altına alınması son derece zor olan bir faktördür. Evet, korku faktöründen bahsediyoruz.

  • Microsoft, Facebook, Amazon, CNN, Citigroup, Ford ve Twitter, çalışanlarının eğitimleri evden yapmalarını zorunlu hale getirmiştir. Bu durum, dev boyutlara sahip bu şirketlerin acil durumlarda uygulayacakları protokolleri aniden bir kenara bırakmalarına ve birkaç kritik noktayı güncellemelerine neden olmuştur.
  • Şirketlerin önemli bir bölümü ofislerinde yaptıkları temizlik ve dezenfekte çalışmaları süresince çalışanlarını eve göndermektedir.
  • Yüz yüze iş görüşmeleri yasaklanmaya başlamıştır. Daha önceden belirli bazı şirketlerin işe alma sürecinde telekonferans yöntemi % 20 oranında uygulanırken, şimdi bu durum sürekli ve kalıcı bir hale gelmiştir.
  • Japonya’nın en büyük reklam ajansı uzaktan çalışma yöntemine geçmiştir.
  • Avrupa’da enfeksiyonun en yaygın görüldüğü ve şu an itibariyle karantina altında bulunan Kuzey İtalya’da da evden çalışma yöntemi büyük oranda benimsenmiştir.
  • İş seyahatleri kısıtlanmıştır. Uluslararası konferanslar, kongreler ve fuarların çok büyük bir bölümü iptal edilmektedir. Bunun yerine, ülkeler arasındaki iletişim ve iş akışının devam etmesini sağlamak üzere telekonferanslar düzenlenmektedir.
Kadın beyni ve bağlantılar

Evden Çalışmak: Sadece Evden Çalışmaktan Daha Fazlası

Elbette her iş dalının bu seçeneği tercih edemeyeceği konusunu yeniden hatırlatmak istiyoruz. Doktorlar, hemşireler, işçiler, yardım işlerinde görev alanlar… Bu ve benzer gruplarda bulunan insanlar, şüphesiz virüs tehdidine en fazla maruz kalan ve şu günlerde en büyük sorumluluğu alan insanlar durumundadırlar.

Diğer yandan ekonominin çarklarının dönmesi için ticaret, nakliyat, tarım vb. gibi sektörlerin de faaliyetlerine devam etmesi, insanlara ihtiyaçlarını sunmaları ve hayatın normal akışını sağlamaları gerekmektedir. Bununla birlikte, işlerini evden çalışarak devam ettirme şansı bulunan her şirket bu adımı atmak durumunda kalacaktır.

Bu noktada amaç oldukça basittir: Virüsü kapan kişi sayısını mümkün olduğunca kontrol altında tutmak ve aynı zamanda bu şekilde çalışmayı tercih eden diğer şirketlerle uyumlu bir çalışma ortamı sağlamaktır. Peki şirketler bunu başarmak için neler yapmalılar? Koronavirüs ile yaşadığımız şu günlerde evden çalışma konusunda karşı karşıya kaldığımız gerçek zorluklar nelerdir?

Koronavirüs ve Evden Çalışma: Dikkate Almamız Gereken Stratejiler Nelerdir?

Evden çalışma ya da diğer bir deyişle uzaktan çalışma, aslında sadece evden çalışmak anlamında gelmez. Bunun için bir protokol, bir strateji ve iyi işleyen bir izleme mekanizmasının geliştirilmesi gerekir. Benzer şekilde, içinde bulunduğumuz durumu COVID-19 tehdidinden bağımsız olarak değerlendirmemiz de mümkün değildir. Bu nedenle, dikkate almamız gereken noktaları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Evden çalışmanın, çalışanın bilmesi gereken özel çalışma koşulları bulunmaktadır.
  • Öncelikle e-lider olarak tanımlanan bir kişinin belirlenmesi gerekir. Bu kişi, bir organizasyonda evden çalışma sürecini dizayn eden, kontrolü sağlayan ve değerlendiren kişi olacaktır.
  • Çalışanlar ve yöneticiler arasında somut hedefler ve kılavuz niteliğinde kurallar belirlemek amacıyla sanal takımlar oluşturulmalıdır.
  • İşlerin gelişimi, performans durumu ve elde edilen kazanımları değerlendirecek araçlar yaratılmalıdır.
  • Aynı zamanda, kişisel çalışma ve grup çalışması zamanlarını organize etmek amacıyla çalışma sürelerinin düzenlenmesi ve kontrol edilmesi gerekir.
  • Çalışanın iş konusundaki sorumlulukları dikkate alındığında, çalışma alanı ile aile yaşam alanlarının birbirinden mutlaka ayrılması gerekir.
  • Bu tür çalışma yönteminde, motivasyon, sorumluluk, yaratıcılık, uzaktan iletişimi doğru bir biçimde sağlama, güven ve sadakat gibi çeşitli yeteneklerin geliştirilmesi son derece önemlidir.
Bilgisayarda çalışan adam

Günlük İletişimde Şeffaflık ve Empati

Son olarak Amazon, Uber ya da Microsoft gibi markalar önemli bir detay konusunda çalışanlarının dikkatlerini çekmektedirler. Uzaktan çalışma, virüs korkusunun artmasına, boş söylentilerin ve yanlış inanışların hızlı bir biçimde yayılmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, bu şirketlerde sadece bu tür duyuruların yer aldığı özel alanlar oluşturulmuştur.

Bu stratejinin temel hedefi, organizasyon tarafından atılan adımlar konusunda çalışanları detaylı ve güncel bir biçimde bilgilendirmektir. Örnek olarak ofis temizliği, yurt dışı seyahat sınırlamaları, şirkette virüs tespit edilen çalışan sayısı konusunda gerçek bilgiler gibi detaylar çalışanların bilgisine sunulmaktadır. Amaç çalışanlar arasında yayılabilecek panik duygusunu önlemek, işten çıkarma ya da iş kapatma gibi korkuların önüne geçebilmektir. Bu bağlamda, şeffaflığın güven duygusunu da beraberinde getirdiğinin altını çizmek gerekir. Empati duygusuna dayanarak kurulan iletişim, şirket içindeki ortaklıklar ve birlikte çalışma dinamizmi için de önemli bir katkı olacaktır.

Sonuç olarak, koronavirüs tehdidinin son derece yüksek olduğu şu günlerde evden çalışma yöntemi hayatın bir gerçeği haline gelmiş durumdadır. Eğer yaşamak zorunda kaldığımız bu tecrübeden gereken dersleri çıkarabilir ve en iyisini yapmak için birlikte hareket etmeyi başarabilirsek daha güçlü bir hale gelmeyi başarabiliriz. Unutmayalım ki, gün kendimize güven duyma ve proaktif davranma günüdür.