Kalpte Açılan Büyük Bir Yara: İhanet

Aralık 6, 2019
İhanet ya da aldatma kavramı, çoğu kez oldukça büyük ve kapanması zor yaralara yol açar. Aslında bu durum, pek de mantıklı olmayan beklentilerin gerçek hayatta hayal kırıklıklarına yol açması ile de bağlantılıdır.

Birçok kişi için ihanet, affedilmesi mümkün olmayan, içinde çok büyük yaralar açan ve ardında derin izler bırakan bir davranıştır. Bu konunun günümüzde artık bir tabu haline dönüştüğünü de söylemek mümkündür. Bir aldatma sonrası konuşacak hiçbir şey kalmaz çünkü aslında her şey çoktan söylenmiştir bile. Elbette hiçbir şey bu tür bir davranışı haklı çıkaramayacağı gibi böyle bir durumun açtığı yaraları onarmak da pek mümkün değildir.

Ancak bu çok hassas ve kritik konu, belli başlı önemli değişkenleri ve bazı kritik detayları görmemizi engeller. Örneğin kimi zaman aldatma olarak nitelendirdiğimiz durumlar aslında sandığımız gibi olmayabilir. Ya da diğer insanların yaptığı bazı uygunsuz durumları ani bir reaksiyonla ya da çok sert bir biçimde hakim karşısına götürür ancak sonradan bunların sanıldığı kadar da zarar verici nitelikte olmadığını anlayabiliriz. Yani sadece bazı beklentilerimiz ya da isteklerimizin karşılanmaması ile sonuçlanan bu tür durumlara gereğinden daha fazla reaksiyon gösteriyor olabiliriz.

“Bir insan ne kadar sadık olmak isterse istesin, diğer kişinin tekliğine ihanet etmekten asla kendini alamaz.”

– Jacques Derrida

Bir ihanete gerektiği gibi ve orantılı bir biçimde reaksiyon göstermek soğukkanlılık ve olgunluk gerektiren bir konudur. Elbette bir kişiden beklentilerimizle uymayan davranışlar görmek ve bu nedenle büyük bir şaşkınlık yaşamak kimsenin arzu edeceği bir durum değildir. Bu tür durumlarda genellikle ortaya çıkan hayal kırıklıkları, diğer insanın davranışlarından çok kendimizle ilgili duygularımızdan kaynaklanmaktadır.

Geçmişi düşünen üzgün bir kadın

İhanet Nedir?

İhanet dendiğinde, bir kişinin verdiği sözü tutmaması ya da daha önceden varılan bir anlaşmaya sadık kalmaması kastedilmektedir. Etimolojik açıdan incelendiğinde İngilizce’de hain kelimesine karşılık gelen “traitor” kelimesinin Latince traditor ya da traditoris kelimelerinden türediği görülmektedir. Bu kelime, “bir kişiyi diğer tarafa götüren kimse” anlamına gelmektedir. Aslında bu kelimenin ilk olarak askeri alanda kullanılarak ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu bağlamda, kelimenin tam olarak kullanım yeri ve anlamı incelendiğinde, düşmana teslim olmak gibi bir mana ile kullanıldığı sonucu çıkmaktadır.

Günlük yaşantımızda, görünüşte bizimle aynı fikirde olan ya da bizi destekleyen birinin aslında tamamen bize karşı olması ve o şekilde davranması ihanet olarak adlandırılır. Bizim yanımızda olduğunu sandığımız bu kişinin bir anda bize karşı bir tutum içerisinde olduğu ortaya çıkar.

Hem “bizim yanımızda olan”, hem de “bize karşı olan” tanımlamaları aslında oldukça belirsiz, geniş ve kafa karıştırıcı tanımlamalardır. Yanımızda olan ya da bizi destekleyen bir kişi demek binlerce anlama gelebilir. Bunlar anlamlar arasında, yanlışlarımıza suç ortağı olanlardan kişiliğimize saygı gösterenlere kadar bir çok farklı davranış şekli sayılabilir. Benzer şekilde bize karşı olmak deyince, yanlışlarımızı kabullenmeyip bunları ayıplayanlardan, beklentilerimizi karşılamayıp bizi mahvetmeye çalışanlara kadar çok farklı davranış çeşidinden bahsediyor olabiliriz.

Anlaşmalar ve İhanet

Bir arkadaşlık ya da aşk ilişkisinde, çizilmiş sınırların ihlal edilmesi ya da aşılması oldukça sık rastlanan bir durumdur. Bir ilişkide her iki taraf da bir tür anlaşma ya da uzlaşı olduğunu kabul eder ancak bu tür detaylar çok ender olarak açık biçimde dile getirilir. Temel olarak, eğer ilişki özünde pozitif bir yapıya sahipse, ilişkinin taraflarının herhangi bir biçimde zarar görme ihtimali de oldukça düşük olacaktır.

Ancak daha önce de vurgulamaya çalıştığımız gibi, acı çekme ve incinme kişiden kişiye değişen kavramlardır. En çok karşı karşıya kalınan durum meşhur “aşk ihaneti” adı verilen durumlardır. Bu aşk anlaşması her ne şartta olursa olsun karşılıklı duyguların korunmasını mı öngörmektedir? Belki esas hedef bu olabilir ancak bu hedefin başarılmasının son derece zor bir durum olduğunun da bilinmesi gerekir.

Bu durumun ana nedenlerinden biri, insanın hislerinin bir döngüsünün bulunmasıdır. Bazen bu duygular hızlı bir biçimde akar ve yerlerini pozitif olanlar alır. Kimi zaman da bu duygular bulanıklaşır ya da negatif bir hal alır. Durum ne kadar açık olursa olsun, bu konuda kesin bir yargıya varmak ve neler olabileceğini öngörmek mümkün değildir. Karşılıklı bağlılığa duyulan saygı nedeniyle aradaki ilişkiyi devam ettirmek seçenekler arasında bulunmaktadır. Ancak bu seçenek tercih edilse dahi yaşanan duyguların değişmeyeceği bilinmelidir.

Yani bir insan, partnerinin duygularında değişiklik olduğunda hayal kırıklığına uğrayabilir ya da kendisini ihanete uğramış gibi hissedebilir. Bu aşamada asıl sorgulanması gereken konu, problemin duygularında değişiklik olan ve bu yeni duyguları doğrultusunda hareket eden tarafta mı yoksa böyle bir durumla karşılaşmayı hiçbir zaman beklemeyen tarafta mı olduğudur.

Gözyaşı döken kadın

Bilinmesi Gerekenler

Birçok kişi, partnerinin duygularında herhangi bir değişim olduğunda bunu anlayabildiğini söyler. Gerçekteyse bu durumun aslında pek mümkün olmadığı görülmektedir. Eğer çiftlerden biri diğerini hala seviyorsa ve diğerinde artık böyle bir duygu yoksa, seven taraf için bu tür bir dengesizliği kabul edip sindirmek çok zor başarılabilecek bir durumdur. Bunun da ötesinde, partneri artık üçüncü bir kişiyi seviyorsa, denklem çok daha karmaşık ve zor bir hal alır.

Bu nedenle insanlar yaşadıkları bu tarz tecrübeleri genelde diğer insanlardan saklarlar. Bunu yaparken amaç etraflarındaki insanları kandırmak değil, diğer tarafa verilen zararın yarattığı suçluluk duygusundan uzaklaşmak ya da ortaya çıkabilecek tepkilerden kaçınmaktır. Elbette başkalarının duyguları ile oynamayı seven bir grup insan da bulunmaktadır ancak bunların çoğunlukta olduğunu söylemek zor olacaktır.

Gerçek şu ki, ihanet ya da ihanet benzeri durumlarda bir miktar daha rahat olmak ve bu konuyu aşırı bir biçimde büyüterek dünyanın sonu gibi görmemek kendi iyiliğimiz için oldukça faydalı olacaktır. Bu tür durumlarda, içinde bulunduğumuz şartlar genellikle gerçeklerden çok daha önemli bir hal alır. Sonuç itibariyle, bizim ihanet olarak adlandırdığımız bir durum, aslında sadece beklentilerimizin ya da isteklerimizin karşılanmaması durumu olabilir.

Núñez, F., Cantó-Milà, N., & Seebach, S. (2015). Confianza, mentira y traición: El papel de la confianza y sus sombras en las relaciones de pareja. Sociológica (México), 30(84), 117-142.