İstifçilik: Kompülsif Biriktirme Hastalığı

Kompülsif biriktirme hastalığı ya da diğer bir deyişle istifçilik, kullanılmayan eşyaların saklanmasıdır. Bu tür insanlardan gereksiz eşyalarından kurtulmalarını istemek ciddi bir kızgınlığa ve üzüntüye neden olabilir. Peki bu sorunun sebebi nedir?
İstifçilik: Kompülsif Biriktirme Hastalığı

Son Güncelleme: 03 Nisan, 2021

Neden bazı insanlar kompülsif biriktirme hastalığına yakalanır ya da başka bir tabirle istifçilik yaparlar? Günümüzde herkes tarafından çok iyi bilinen istifçilik sendromu aslında mental bir rahatsızlıktır. Ancak tüm bulgulara rağmen bu konuda halen pek çok bilinmeyen ve spekülasyon bulunmaktadır. Bu bağlamda en dikkat çekici şey ise bu hastalığın günden güne daha yaygın olarak görüldüğü gerçeğidir.

Öncelikle istifçilik sendromu ile Diyojen sendromunu birbirinden ayırt etmek gerekir. Diyojen sendromu, herhangi bir değeri olmayan gelişigüzel eşyaların genellikle kendilerini ihmal eden, şizofreni ya da depresyon gibi sorunları bulunan veya çeşitli bağımlılıklara sahip insanlar tarafından biriktirilmesidir. İstifçilik sendromu ise çok daha çarpıcı bir gerçektir.

İstifçilik sendromu, kişinin kendine ait eşyalardan kopma konusunda aşırı derecede kaygı duymasıdır. Bu insanlar görünürde son derece normal bir hayat sürerler. Ancak garip olan şey çeşitli eşyaları mantıksız ve düzensiz bir biçimde evde yer kalmayıncaya kadar biriktirmeleridir.

Genelde bu davranış biçimi yaşlılarda daha fazla görülür. Ancak genç yaşlardaki insanlarda da ortaya çıkan bir problemdir. Örnek olarak, kişi kitap yığınlarını, antikaları, giysileri, oyuncakları veya diğer ev eşyalarını sırf bunlar kendisine ait olduğu için biriktirebilir. Bunlar o insanı adeta yalnızlıktan koruyan bir sosyal destekçi ya da bir strateji görevi görür.

Bu rahatsızlıkla ilgili kafalarda soru işaretleri bulunan pek çok ayrıntının var olduğunu söyleyebiliriz. Şimdi bu konuda bilimin ne dediğine bakalım.

giysiyle dolu bir dolap

İstifçilik Sendromu Nedir?

Protekiz’de bulunan Braga Üniversitesi 2017 yılında istifçiliği daha iyi anlayabilmek için bir çalışma gerçekleştirmiştir. Bunun için 52 yaşında, evli, evinin içine, garaja ve tavan arasına artık yaşanacak yer kalmayacak derecede istif yapan bir adamı izlemişlerdir.

Psikiyatrik bir analiz sonucunda hastanın aslında hafif bir depresyon haricinde herhangi bir probleminin bulunmadığı görülmüştür. Bir ailesi ve işi bulunan adamın herhangi bir biçimde bunama ya da başka bir tür kişilik bozukluğuna rastlanmamıştır. Dokuz aylık antidepresan tedavisinin ardından biriktirdiği tüm eşyaları satmış ve artık evinde normal bir hayat sürmeye başlamıştır.

Peki herhangi bir psikiyatrik sorunu bulunmayan bir insan neden bu problemi yaşar? Gerçek şu ki, bugüne dek elde edilen bulgular somut verilerden çok sadece tahminlerden oluşmaktadır. Ancak bunun yanında tıp çevreleri bu rahatsızlığın daha çok yarattığı riskler açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadırlar. Bugüne kadar ağzına kadar gereksiz eşyalarla dolu evlerin neden olduğu çok sayıda büyük yangın çıkmıştır.

İstifçiliğin Karakteristik Özellikleri

Bazı insanların neden istifçilik sendromu yaşadıklarını anlamadan önce bu problemin özelliklerini tanımak doğru olacaktır.

  • Bu kişiler dergileri, gazeteleri ve hatta tanıtıcı broşürleri bile biriktirirler.
  • Çalışmayan ev eşyalarını atamazlar. O eski televizyonla, çalışmayan cep telefonuyla ya da saç kurutma makinasıyla bir tür duygusal bağ kurarlar.
  • Eski giysileri biriktirirler.
  • Bazı eşyaların kırılmış ya da artık işe yaramıyor olması onlar için önemli değildir. Bunları atamaz ya da geri dönüşüme gönderemezler.
  • Hiç giyilmemiş çok sayıda giysi biriktirirler.
  • Kompülsif biriktirme hastası olan kişiler tek bir nesneye takıntılı olabilirler. (Örnek olarak kitaplar)
  • Bu problemin bir türü de evde çok sayıda hayvanın olmasıdır. (Örnek olarak kediler ve köpekler)
  • Eşya biriktirme o boyutlara varır ki artık bu kişiler yemek yapma, uyuma ya da banyoya gitme gibi günlük işleri bile yapamaz hale gelirler.

Neden Bazı İnsanlar Kompülsif Biriktirme Hastalığına Yakalanırlar?

İnsanların neden istifçilik sendromuna yakalandıklarını anlayabilmek için öncelikle bir konuyu iyi anlamak gerekir. Kompülsif biriktirme hastalığının kendi başına bir rahatsızlık mı yoksa başka hastalıkların bir semptomu mu olduğu henüz bilinmemektedir. Son derece karmaşık olan bu durum günden güne daha yaygın olarak görülmektedir.

Şimdi bu konuda bilimin bize neler anlattığına bakalım.

Belki De Obsesif Kompülsif Bir Bozuklukla Karşı Karşı Değiliz

Nörobiyoloji konusunda uzman psikolog Doktor Shirley M. Mueller, konuyla yakından ilgili Inside the Head of a CollectorNeuropsychological Forces at Play adlı bir kitap yazmıştır. Mueller, bu kitapta çok uzun süren araştırmalar sonucunda şu sonuçlara ulaşmıştır:

  • İstifçilik sendromu yaşayan kişilerin yaklaşık olarak %50’si depresyon sorunu yaşamaktadırlar.
  • Bunlardan %25’i bazı sosyal fobiler taşımaktadırlar.
  • Sadece %20’si ise obsesif kompülsif bozukluk göstermektedir.

Elbette istifleme hastalığı bir tür kompülsif davranış biçimidir. Ancak çoğu kez tetikleyici neden bir duygudurum (ruh hali) bozukluğuna dayanmaktadır.

hatırlamaya çalışan yaşlı bir adam

Prefrontal Korteksin Orta Bölümünde Meydana Gelen Değişimler

Bazı insanların neden kompülsif biriktirme rahatsızlığına yakalandıklarını merak ettiğimizde konuya biyolojik açıdan da bakmak gerekir. Yale Üniversitesinde yapılan bir araştırma, istifçilik sendromu bulunan kişilerin beyinlerinin frontal bölgesinde anormallikler gösterdiklerine işaret etmektedir. Daha özel olarak belirtmek gerekirse prefrontal korteksin orta bölümünde çeşitli değişimler gözlenmektedir.

Bir Hayat Kurtarma Mekanizması Olarak Eşyaları Biriktirme: İstifçilik

Günümüzde psikoloji ve nörobilim alanlarında yapılan ortak çalışmalar sayesinde bu problemi daha iyi anlama şansına sahibiz. Bu konuda kesin olarak bilinen şey istifçilerin ne kadar gereksiz olursa olsun bir tür kontrol mekanizması olarak eşyalarının yanlarında bulunmasını istemeleridir.

Depresyon ya da anksiyete nedeniyle, içsel sorunlarla karşı karşıya kalan, psikolojik açıdan kendilerini güvensiz hisseden bu insanlar için çeşitli eşyaları biriktirmek ve onların yanında olmak rahatlama ve güven hissi uyandırmaktadır. Yani evi türlü türlü eşyalarla doldurmak aslında içlerindeki boşluğu doldurmanın bir tür fiziksel yansımasıdır. Eğer bu kişi ayrıca prefrontal korteksin orta bölümünde anormallik yaşıyorsa bu rahatsızlığın tetikleyicisi belirlenmiş demektir.

Ancak genellikle antidepresan tedavisi ile birlikte uygulanan bilişsel ve davranışsal terapilerin bu hastalarda olumlu sonuçlar verdiğinin altını çizmek gerekir. Bu aşamada en önemli şey daha fazla sayıda istifçilik sendromu yaşayan insanın ortaya çıkmasının önlenmesi ve bu vakaları belirlemek için gerekli mekanizmaların kurulmasıdır.

İlgini çekebilir ...
Kronik Yalnızlık Sendromu
Aklınızı KeşfedinRead it in Aklınızı Keşfedin
Kronik Yalnızlık Sendromu

Yalnızlık, bir insanın boşluk duygusuyla karışık kendini dünyadan kopmuş hissetme durumudur. İnsanlarla iletişim kurmakta zorluk yaşanır.