İntihar Sonrası Müdahale

17 Eylül, 2020
İntiharı önlemek için alınan tüm önlemler, sarf edilen tüm çabalar boşa çıkarsa ne olur? İntihar girişimi sonrası müdahale (postvention) ne demektir? Bu yazımızda, bu konu ve önemi hakkında bilgiler sunuyoruz.

İntihar, psikolojik, biyolojik, sosyal, kültürel ve çevresel faktörlerin etken olduğu oldukça karmaşık bir davranış biçimidir. Bu eylem, her yaşta, cinsiyette, kültürde ya da sosyal grupta bulunan insanları etkileyebilir. Çok etkenli özelliği nedeniyle intiharı önlemek için sistematik ve çapraz bir yaklaşım gerekir. Ancak intiharı önleme çabaları sonuçsuz kalınca intihar sonrası müdahale (postvention) ve yapılması gerekenler üzerinde durmak zorunludur.

İntihar sonrası müdahale, hayatını kaybeden kişinin ailesi ve yakın çevresine verilen desteği içerir. Bu süreç en az intiharı önleme süreci kadar önemli ve dikkate alınması gereken bir süreçtir. İntihar eden kişinin yakınında bulunan insanlar, karşı karşıya kaldıkları bu zor durum nedeniyle pek çok duygu çelişkisi içine girer ve yardıma ihtiyaç duyarlar.

Örnek olarak İspanya’da doğal olmayan nedenlerle ölümlerin başında intihar gelmektedir. Bu sebeple hayatını kaybeden insanların sayısı trafik kazasında ölenlerden bile daha fazladır. Bu ülkede her yıl 3600 ila 3700 kişinin intihar ederek hayatına son verdiği kayıt altına alınmıştır. Bu rakamlar her gün 10 ve her 2,5 saatte bir ölüm anlamına gelmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan raporlar, dünyada her yıl bir milyon civarında intihar sonucu ölüm yaşandığını göstermektedir. İçinde bulunduğumuz 2020 yılında bu sayının 1,5 milyona yükseleceği tahmin edilmektedir. İntihar oranı erkeklerde daha yüksek olarak kayıtlara geçmiştir. Buna karşın kadınların intihar girişimi erkeklere göre iki kat daha fazladır.

büyük bir depresyon içindeki kadın

İntiharın Önlenmesi

Bu iç karartıcı rakamlara rağmen İspanya’da devlet düzeyinde intiharı önleyici politikalar bulunmamaktadır. Bu probleme karşı gösterilen çabalar yerel düzeyde ve hemen her zaman yetersiz kalmaktadır. Elbette bir devletin mental sağlık stratejisi içinde intiharı önleme konusu önemli maddelerden biri olması gerekir.

İntihar fikrinin oluştuğu durumlarda kişinin hiçbir şekilde çekinmeden güvenerek yaşadıklarını paylaşabileceği, içini dökebileceği birilerinin bulunması gerekir. Bu sayede bu kişilerden yardım alabilecektir. Ayrıca bu insanların konunun uzmanlarına danışmaları ve böylelikle gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır.

Unutmamak gerekir ki intihar, hemen hemen her zaman geçici niteliğe sahip bir probleme ya da problemlere kalıcı bir çözümdür. Diğer taraftan bir soruna çözüm bulamamak, çözümün olmadığı anlamına gelmez. Belki de bir sonraki adımda aranılan çözüm yoluna ulaşmak mümkün olabilir.

“İntihar, genellikle sadece geçici nitelik taşıyan bir probleme getirilen ebedi bir çözümdür.”

– Edwin Schneidman

Bu durumda bulunan kişiye, krize yol açan nedenleri ortaya çıkarıp tanımlamak için yardım edilebilir. Yani bir krizin yaşanma ihtimali olduğunda intihar çağrışımı yapan düşünceleri anlamak ve bunları tanımlamak önemli bir ihtiyaçtır.

Son derece olumsuz bu durumdan etkilenen kişinin, bir yakını ya da profesyonel bir uzman yardımıyla olsun ya da olmasın bir tür “güvenlik planı” geliştirmesi, intihar girişimini gerçekleştirme olasılığının azalmasına katkı sağlayacaktır. Bu plan, (sadece örnek olması açısından verilmiş olan) aşağıda sıralanan başlıkları içerebilir:

  • Uyarı işaretleri.
  • Destekler. Güvendiğiniz insanların isimleri ve acil bir durum ya da intihar girişiminin çok yakın olması durumunda hemen aramanız için telefon numaraları.
  • Dayanak noktaları. Uğruna yaşamaya değer olan insanlar ya da diğer nedenler.
  • Koruma kılavuzları. İntihar dışı çözüm arayışları, kişinin kendine zarar verme olasılığı bulunan nesnelerin kaldırılması.
  • 24 saat hizmet veren servislerin listesi.
  • Diğer önlemlerin işe yaramaması ve intihar riskinin çok yakın olması durumuna karşı 112 acil servis ya da en yakın hastanenin acil servisini aramak için hatırlatmalar.

Ya Her Türlü Önlem Boşa Çıkarsa? İntihar Sonrası Müdahale

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi intihar sonrası müdahale süreci intihar sonucu hayatını kaybeden kişinin yakın çevresine sosyal, psikolojik ve kurumsal anlamda destek içerir. Bu insanların sağlıklı bir biçimde yas tutabilmelerini sağlamak için yardıma ihtiyaçları bulunmaktadır. Yas sürecinin zorlu ve karmaşık geçmemesi için tüm risk faktörlerinin dikkate alınması gerekir.

Yas tutma süreci kişiden kişiye değişkenlik gösteren bir dönemdir. Buna ek olarak, bir intiharın ardından tutulan yas, diğer ölümlerden çok daha farklı bir özellik taşır. Bu bağlamda, “doğru” ya da “yanlış” olarak nitelendirilebilecek reaksiyonlar olmadığının ve her türlü duygunun (şok, kabullenmeme, suçluluk duyma, acı çekme, utanma vb.) normal ve kabul edilebilir olarak algılanması gerektiğinin altını çizmeliyiz.

Böyle bir ölüm sonrası “neden” ile başlayan soruların sorulması son derece yaygın bir durumdur. (Bunu neden yaptı? Ona neden yardımcı olamadım? Neden kimseden yardım istemedi? …)

Yas sürecinin ilerleyen aşamalarında kişi, intiharın bazı durumlarda engellenebilir olsa da çoğu kez alınan tüm önlemlerin yararsız ve yetersiz olabileceğini anlamaya başlar. Yani karşı karşıya kalınan durum büyük oranda intihar eden kişinin etrafındaki insanlardan bağımsız bir şekilde gelişmiştir. Sonuçta her soruya cevap bulmanın mümkün olmadığı ve bazen nedenlerin tam olarak açıklığa kavuşturulamayacağı gerçeği anlaşılır.

Kabullenmek, böyle büyük bir kayıpla başa çıkmak için en iyi yöntemdir. Bu her ne kadar çok zor bir durum gibi gözükse de, ölen kişinin vermiş olduğu karara saygı gösterilir ve diğer insanlar yaşanan acı için artık suçlanmaz. Yani intihar eden kişi affedildiği gibi etrafındaki insanlar da affedilir. Ancak yine de kayıp kabullenilse ve ölen kişi affedilse dahi suçluluk duygusu varlığını uzun bir süre sürdürmeye devam edebilir.

psikolojik tedavi gören bir kadın

İntihar Konusundaki Mitleri Yıkmak: İntihar Sonrası Müdahale Dönemi İçin Temel Bir Strateji

İntihar kavramı pek çok mit ve tabularla çevrilmiş olan bir kavramdır. Bu nedenle, intihar eden kişinin ailesi ve arkadaşları genellikle çok karmaşık duygular içine girerler. Büyük bir üzüntü duygusuna ek olarak kızgınlık ve öfke de görülür. Ayrıca sosyal yargıdan kaçınmak için intiharın gerçek nedenlerini saklamaya yol açan utanma duygusu yaygın olarak ortaya çıkar.

İntihar sonrası müdahale sürecinde psikososyal destek ve psiko eğitim stratejilerinin doğru bir biçimde belirlenmiş olması son derece önemlidir. Bu stratejilerde, yas sürecinde hissedilen duygular ve verilen tepkilere yönelik detaylar yer almalı ve sosyal eleştiri ile nasıl başa çıkılabileceği belirlenmelidir. Ailenin ve çevrenin eğer isterlerse sessiz kalma haklarının bulunduğunun kendilerine hatırlatılması önemlidir.

Tüm bunların ötesinde intiharla ilgili yaygın inanışlar ve mitlerden kurtulmak diğer insanlar tarafından yargılanma korkusunun ve karmaşık duyguların azalmasına yardımcı olacaktır. Bu bağlamda, yanlış inanışlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:

  • İntihar hakkında konuşmak, konuyu çağrıştırır ve yeniden etkilemesine neden olur.
  • İntihar önlenemez çünkü kişi ölmek istemektedir.
  • İntihar korkakça bir davranıştır/cesurca bir davranıştır.
  • İntihar eden insanlar bunu dikkat çekmek için yaparlar.
  • Kendi canına kıymak isteyen kişi bunu söylemez.

İntihar eden ya da intihar girişiminde bulunan bir insan yardıma ihtiyacı olan veya yardımı hak eden bir insandır. Bu durum, kişinin çevresinde bulunan insanlar için de geçerlidir. Bu insanları gözden kaçırmamak gerekir çünkü yas tutma süreci ne kadar zor ve acı doluysa, intihar sonrası yas tutma süreci bir o kadar daha zordur. Bu süreçte genellikle çok uzun süren ve yardıma karşı direncin bulunduğu bir suçluluk ve utanma duygusu da yaşanır.

Bu dönem eğer doğru bir biçimde idare edilmezse oldukça zorlu geçer. Hatta gerekli destek verilmez ve kişi yeterince güçlü kalamazsa depresif bozuklukların ortaya çıkmasına bile neden olabilir.

Bu nedenle, sadece intiharı önleme konusuna odaklanmak yeterli değildir. İntihar sonrası müdahale ve topluma bu konuda yeterli düzeyde eğitim verilmesi ve ölen kişinin çevresini damgalamak gibi sosyal problemlerin önüne geçilmesi de son derece önemli bir ihtiyaçtır.