İnsanlar Hislerinizi İncittiğinde: Duygularınızı İfade Etmenin Önemi

Ekim 31, 2019
İnsanlar hislerinizi incittiğinde iki seçeneğiniz vardır. Birincisi, diğer tarafa bakıp acınızı saklamak, tereddütsüz bir şekilde güçlü gözükmektir. İkinci seçenek ise daha sağlıklıdır: kendinizi savunmak ve kendi özsaygınızı korumak için uygun bir duygusal cevap vermek.

Eğer insanlar hislerinizi sık sık veya aşırı biçimde incitirse ve buna tepki vermezseniz, yavaş yavaş kırılırsınız. Çünkü güçlü olmak daha çok şeye katlanabilmek, sessiz olmak veya hislerinizi kontrol altına almakla ilgili değildir. Güçlü olmak kendinize duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı ifade etme iznini vermek ve sınırlarınızı çizmek ile ilgilidir.

Bunun kolay olmadığını biliyoruz. Ancak, hislerinize dikkat etmek ve onları korumak sağlıklı eylemlerdir.

Çoğunlukla, yetişkin olmaktan daha zor bir şey olmadığını duyarsınız. Yetişkinlik; hayatınızın birdenbire iş, finansal durum, aile ve kişisel tatmini aynı anda başarılı bir şekilde kontrol etmeniz gereken bir noktaya gelmesini de içerir.

Ancak, çoğu zaman unuttuğumuz bir şey vardır: aslında, bir insanın hayatının en önemli kısmı çocukluk ve ergenliktir. Hayatımızın bu erken aşamalarında, en önemli öğrenme deneyimleri ve gelişimler gerçekleşir. Şüphesiz ki, bu önemli gelişimlerden biri duygusal yeterliliklerimizle ilgilidir.

Bir an için düşünün. Çocukluğunuz sırasında, biri size bir duygu ile bir hissi nasıl ayırt edeceğinizi öğretti mi? Biri size kendinden emin biri olmayı öğretti mi? Ya da, duygusal ihtiyaçlarınızı fark etmenin yanı sıra bunu karşınızdaki insana en düzgün şekilde nasıl ifade edeceğinizi?

Doğrusu şu ki, bu şeyler çoğunlukla öğretilmez. Bu yüzden bu kadar insan yetişkinliğe ulaştığında biraz kaybolmuş gibi hisseder. Bu insanlar çevrelerindeki dinamiklere karşı son derece savunmasız ve hassastırlar, ki bu da her zaman kolay bir şey değildir.

Bu noktada, hayatınızdaki en önemli insan bile hislerinizi incitmiş olan insanlar listenizde olabilir. Peki, bu tip durumlarda ne yapabilirsiniz?

“Bir duygu, acıya sebep olmaz. Duyguya direnmek veya duyguyu bastırmak acıya sebep olur.”

– Frederick Dodson

Üzgün bir adamın fotoğrafı.

İnsanlar hislerinizi incittiğinde: kendinden emin olmanın yolları

İnsanlar hislerinizi incittiğinde çoğunlukla iki farklı şekilde tepki verirsiniz. Ya sessiz kalırsınız, ya da öfkeli bir şekilde anında cevap verirsiniz.

Peki, bu görünmez saygı çizgisini geçen insanlar size yakın olan insanlar olduğunda ne olur? Örneğin eşiniz, bir akrabanız, arkadaşınız ve hatta patronunuz. O zaman her şey biraz daha karmaşık hale gelir.

Bu tip durumlarda daha fazla tereddüt yaşayabilirsiniz. Açık bir şekilde, bu insanlar hislerinizi incittiler. Ama, bununla nasıl başa çıkacaksınız? Bir şey söylemek için cesaretinizi nasıl toplayacaksınız? Karşınızdaki insana sizi incittiklerini nasıl söyleyebilirsiniz? Ve bunu; nasıl sakinliğinizi kaybetmeden, agresif olmadan ve yeterince açık davranarak yapabilirsiniz?

Bu noktada, şüphesiz ki ana problem duygusal iletişimdir ve bunun üzerine çalışmanız gerekir. Aşağıda size yardımcı olabilecek bazı teknikleri bulabilirsiniz.

Kendinizi, kendinden emin bir şekilde savunabilmek için hissettiğiniz duyguları deşifre edin

Ünlü nörofizyolog Antonio Damasio, Nature (Doğa) dergisinde bizlere bir his ile bir duyguyu nasıl ayırt edebileceğinizi bilmenin önemini hatırlatan bir araştırma yayınlamıştır. Öncelikle, duygu, bir uyarıcıya tepki olarak deneyimlediğiniz kimyasal ve sinirsel tepkilerin bir toplamıdır. 

  • Öncelikle, vücudunuz homeostazınızı, yani iç dengenizi sarsan bir şeyin etkisini hisseder.
  • Sonrasında, beyniniz bu duyguyu bir hisse çevirir. Yaşadığınız şeyi düşüncelere dönüştürebildiğinizde, bir his oluşmuş olur.

Peki o zaman, biri sizi eleştirdiğinde veya rahatsız ettiğinde bu ne anlama gelir?

İnsanlar, hissettikleri duyguları deşifre etmekle sorumludurlar. Dolayısıyla, midenizde bir düğüm hissettiğinizde, veya kalp atışınız hızlandığında, ya da göğsünüz yandığında; durun ve kendinizi tercüme edin. Bu hissi susturmayın. Kendinize bir şey olmadığını söylemeyin. Hissettiğiniz şeye bir ad vermek, hislerinizi tanımlamak ve açıklamak için efor sarf edin ve kendinize zaman tanıyın.

Üzgün bir kadının fotoğrafı.

“Hissediyorum”: hislerinizi kendinden emin bir şekilde beyan etme cesareti

İçinizdeki bu hislere birer isim verdiğinizde (aşağılanma, haksızlık karşısında duyulan öfke, acı, hayal kırıklığı, üzüntü, kandırılmış olma hissi vb.), bir sonraki adım iletişim kurmaktır. Bunun için, kişi zamiri olarak ‘ben’i aklınızda tutmalısınız.

Cümlelerinizde bu zamiri kullanmaya alışık olmayabilirsiniz. Ancak, bu, kendinden emin duygusal iletişim için kesinlikle gereklidir. Dolayısıyla, insanlar hislerinizi incittiğinde aşağıdaki örneklerde olduğu gibi şeyler söylemekten çekinmeyin.

  • “O yorumu yaptığında ben kendimi aşağılanmış hissettim. Sen bunu düşünmeden yapmış olabilirsin, ama benim senden ricam bu söylediğimi de göz önüne alman ve bunu bir daha tekrarlamaman.”
  • “Ben aldığın karar dolayısıyla hayal kırıklığına uğramış hissediyorum. Beni hesaba katmadın ve benim fikrimi sormadın.”
Kanepede oturmuş konuşan bir çift.

İnsanlar hislerinizi incittiğinde onlardan duygusal sorumluluk göstermelerini isteyin

Eğer insanlar hislerinizi incitirse şunu aklınızda tutmalısınız. Kendinizi savunun. Durumu açıklayın ve benzer bir şeyin tekrar yaşanmaması için gerekli temelleri oluşturun. Bunun için, karşınızdaki kişiyi sizinle birlikte duygusal sorumluluk üstlenmeye davet edeceksiniz. Peki bu ne demek? Temelde, şu demek:

  • Öncelikle, kendinizle bir duygusal sorumluluk antlaşması yapacaksınız. Eğer biri hislerinizi incittiyse, bu sorumluluk o kişiye aittir. Ancak eğer bunu tekrar yaparlarsa ve kendinizi savunursanız, sorumluluk sizin sorumluluğunuz haline gelir. Ancak, bu sorumluluk bunun sizin hatanız olduğu anlamına gelmez.
  • Sonrasında, o kişinin kendi tutumunun farkına varmasını sağlamalısınız. Tüm ilişkilerde saygı ve sorumluluk olması gerektiğini anlamalarını sağlayın. Yaşanan şey tekrarlanamaz. İki taraf da bu yaşanan durumdan bir şeyler öğrenecek ve daha fazla empati kurmaya, daha insancıl ve anlamlı şekillerde iletişim kurmaya çalışacak.

Sonuç olarak işaret etmemiz gereken sadece bir durum var: bu süreçler zaman alan süreçlerdir. Kendinden emin olmayı öğrenmek ve düzgün bir şekilde iletişim kurabilmek adına duygularınızı yönetmek pratik yapa yapa başaracağınız bir şeydir. Bu nedenle, unutmayın, eğer insanlar hislerinizi incitirse, bu stratejileri kullanın. İlişkilerinizde değişiklikler olmaya başladığını fark edeceksiniz.

  • Damasio, A. (2001, 25 de octubre). Sentimientos fundamentales. Naturaleza . https://doi.org/10.1038/35101669
  • Schwarz, N. (2012). Feelings-as-information theory. In Handbook of Theories of Social Psychology: Volume 1 (pp. 289–308). SAGE Publications Inc. https://doi.org/10.4135/9781446249215.n15