İhtiyat Prensibi Nedir?

Aralık 24, 2019
İhtiyat ilkesinin ana amacı söz konusu bir sürecin sonucunu kesin olarak garanti etmektir. Daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin!

İhtiyat prensibi adli süreçlerin bir parçasıdır. Dahası, son derece spesifik bir amacı da vardır: sürecin kendisini daha etkili hale getirmek. Daha da spesifik hale getirmemiz gerekirse, dayatılan bir mahkeme kararına geçerlilik katar.

Ana amaç, sürecin sonucunu çeşitli tedbirler alarak garantilemek ve ortaya çıkabilmesi mümkün problemlerden kaçınmaktır. Bu bağlamda “ihtiyat“, bir sonuca ulaşılmasının önüne geçmek, veya bu sonucu engelleyebilecek şeyleri öngörebilmek anlamına gelmektedir.

Dolayısıyla, hukuki anlamda, ihtiyat prensibi temelde bir teminattır. İnsanlara, verilen mahkeme kararına uyulacağı konusunda garanti verir. Ayrıca, birileri bu durumun oluşacağı ile ilgili de kefil olmuş olur.

İhtiyat Prensibi

Mahkemede yargılanmakta olan bir adam.

İhtiyat prensibi, herhangi bir yasa veya politikada açıkça belirtilmemiştir. Uluslararası anlaşmalarda ve diğer bildirilerde bu prensibi kabul ediyor olmamıza rağmen, bazı ülkelerde bu prensibi hukuki olarak uygulamak için çok fazla şey yapılmamıştır.

Ancak, bazı ABD yasaları ihtiyat prensibi konseptlerini takip etmektedir. Örneğin, İş Güvenliği ve Sağlığı Yasası (the Occupational Safety and Health Act – OSHA) iş yerlerinde kimyasallar kullanıldığında, özellikle de bu kimyasallar kanserojenler listesinde varsa, ihtiyat için bazı önlemler alınmasını zorunlu kılar.

Her insanın, hem hukuki danışmanlık talep etmesine, hem de mahkemede kendisini temsil etmesine ilişkin temel hakları vardır. Her şeyden önce, karşısındaki insanlarla eşit olmalıdır, böylece kimse herhangi bir anda daha az korunur durumda kalmayacaktır.

Yasal Temeller

İhtiyat prensibi, varlığına anlam veren iki yasal temele dayanır. Bu Latin temeller periculum in mora ve fumus boni iuris‘tir.

  • Yasal zarar olarak çevrilebilecek olan periculum in mora, yasal işlemlerin uzun sürdüğü durumlarda ortaya çıkmaktadır. Yasal bir anlaşmazlığı çözmenin kayda değer derecede uzun bir süre alması gerçeğinden doğabilecek tehlikelere atıfta bulunur. Örneğin, gözetim altındaki bir insan kaçmaya, saklanmaya veya dava için önemli olan kanıtları değiştirmeye çalışabilir. Bundan dolayı, dava öncesinde, sırasında ve sonrasında hızlı ve etkili davranılması son derece önemlidir.
  • Fumus boni iuris ise, bir suç işlenmiş olma olasılığı bulunması anlamına gelir. Bu, birini, yani suçlu olduğu iddia edilen kişiyi, bu suçla itham etmek için yeterince kanıt olması demektir. Bu kanıtlar her zaman henüz çözüme ulaşmamış suçlamaların orantılılığı üzerinden yorumlanmalıdır. Bunun nedeni, alınan orantısız veya mantıksız önlemlerin kişilerin haklarını ihlal ederek ihtiyat prensibini amaca zararlı hale getirme riski bulunmasıdır.

İhtiyat Prensibinin Ana Özellikleri

Bir hapishanedeki hücre demirlerinin bir fotoğrafı.

İhtiyat prensibi aşağıdaki özelliklere sahiptir:

  • Vasıta olma. Yalnızca sonucun garantilenmesini sağlayan bir şekilde, ana süreçle ilgili olduğunda haklı görülmektedir.
  • Geçicilik. İhtiyat prensibi nihai olmayı amaçlamaz. Onun yerine, karar süreci için artık gerekli olmadığı noktada kaybolur.
  • Zamansallık. İhtiyat prensibinin sürecinde bir son kullanma tarihi bulunmaktadır. Elbette, eğer temel hakları etkileyen bir durum olması halinde istisnalar yapılabilir.
  • Değişkenlik. İhtiyatlı ortalama, kabul edilmesine yol açan durum değiştiğinde kolayca değiştirilebilir.
  • Yargıya aitlik. İhtiyat prensibi sadece mahkeme tarafından uygulanabilir. Yani, ihtiyat prensibinin kullanılmasına sadece bir yargıç karar verebilir, çünkü çoğu ihtiyat prensibi temel hakları etkilemektedir.

İhtiyati Önlemler

İhtiyati önlemlerin iki türü ihtiyat prensibi ve ihtiyatlı yaklaşımdır. Bunlar da zorlayıcı ve yasaklayıcı şeklinde ayrılır.

Zorlayıcı

İhtiyat prensibi, yargı sürecinin etkililiğini kesin kılan bir prensiptir. Soruşturma altındaki insan veya insanlara, ve in flagrante delicto (eylemde yakalanmak) suçu işlediği iddia edilen şüphelilere uygulanabilir.

Spesifik olarak, hadi birincil ihtiyat prensibi olarak tutukluluktan bahsedelim. Bir kişinin özgürlüğü, yargı otoritelerinin ona kolayca ulaşabilmesi için elinden alınır.

Bundan dolayı, ihtiyat prensibi dava süreci içerisinde ortaya çıkabilir. Hukuki amaçlar için en iyi seçenek budur. Ayrıca, bir ihtiyati önlem kişisel veya mülkiyet bazlı olarak bölünebilir, bu da davanın bir insanla mı, yoksa bir mülkle mi ilgili olduğuna bağlı olarak belirlenir.

Mahkeme memurları, hakim nihai kararını verdiğinde söz konusu olan insan veya mülkün orada olacağından emin olmaya çalışırlar. Kişisel bir ihtiyat önlemi, suçlunun kendisine verilen cezayı doldurmak üzere orada olduğundan emin olmaya çalışır. Mülkiyet ile ilgili olan ise mahkeme sürecinde ilgili hale gelebilecek mülkleri konu alır, kefalet ve el koyma bu önlemlere örnektir. En önemli kişisel ihtiyat önlemleri olarak ise mahkeme öncesi tutukluluk ve denetleme öne çıkmaktadır.

Son olarak, engelleyici bir prensip, bir suç veya tekrarlanan bir suçtan kaçınmayı amaçlar. Hedefi sosyal kontrol ve güvenliği sağlamaktır. Bu, günümüzde son derece popülerdir.

Yasaklayıcı

Buna zıt olarak, yasaklayıcı ihtiyat prensibi bazı belli başlı hakları etkiler ve kısıtlar. Bazı durumlarda, bunlar ihtiyati önlemlerin bir parçasıdır. Bu, dava öncesi denetlemeye bir alternatif yaratıyor olmasından dolayıdır. Ayrıca, hukuki süreç sırasında kurbanların haklarını da korumayı amaçlar.

  • Montero Aroca, J., Gómez Colomer, J.L., Barona Vilar, S., Esparza Leibar, I., Etxebarría Guridi, J.F., Derecho Jurisdiccional Penal III, Tirant Manuales.
  • Ley de Enjuiciamiento Criminal, LECRIM, https://www.boe.es/buscar/act.php?id=BOE-A-1882-6036
  • Artículos 489 a 501 LECRIM, Capítulo II, de la detención.
  • David Ortega Gutiérrez, Profesor Titular. Universidad Rey Juan Carlos. Diciembre 2003. Sinopsis artículo 24 CE, http://www.congreso.es/consti/constitucion/indice/sinopsis/sinopsis.jsp?art=24&tipo=2