Houdini Sendromu: Duygusal Olarak Uygun Olmamak

Kasım 24, 2019
Bazı insanlar bir ilişkide duygusal açıdan uygun değillerdir. Hatta, bağlılık ne kadar büyürse, bu bağlılıktan kaçma ihtiyaçları da o derecede artar. Daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin!

Houdini sendromu, adını Macar doğumlu efsanevi kaçış sanatçısı Harry Houdini’nin kaçışlarından alır. Ancak, bu yazımızda, kaçınma dolayısıyla tetiklenen duygusal kaçışlar hakkında bilgi edineceksiniz. Bu, insanların aile toplantılarından, işlerden ve günlük görevlerinden kaçmasına verilen bir addır.

Egoların savaşı, müsamaha göstermek ve partnerinizi incitmeden kendinizi ifade etmenin zorluğu, kişiler arası ilişkilerde yaygın görülen durumlardır. Bununla birlikte, birçok insanın bu tip ilişkilerden kaçması modern toplumlarda görülen bağlılık eksikliğinin daha derinlerde saklanan bir belirtisidir.

Birçok durumda, bu şeylerin arasında direkt bir bağlantı vardır. Bağlılık ne kadar büyükse, kaçma ihtiyacı da o kadar büyük hale gelir. Bu, birçok insana doğal gelir, ancak bu davranışa sebep olan asıl şey nedir? Neden bu insanların duygusal açıdan gerçek bağlar kurması bu kadar karmaşık bir süreçtir?

Öpüşen iki kişinin çizimi.

Duygusal Katılım ve Houdini Sendromu

Duygusal anlamda katılım göstermek, daha önce hiç bugünlerde yapıldığı şekilde sorgulanmamıştır. Sosyal bağlar, her zaman türümüzün son derece aktif bir parçası olmuştur.

Katılım aynı zamanda tam zıttına da işaret edebilir: kayıtsızlık. Duygular, ve bu duyguları gösterebilme yeteneği, insanlarla empati kurmak için elzem olan şeylerdendir.

Houdini bile şaşırırdı

Aile ve sürü psikolojisi kavramları çarpıtılmış kavramlardır. Sizler, gençlik hareketlerinin daha da dağınık hale gelmiş olduğu bireyci bir toplumun birer parçasısınız. Bu sadece romantik ilişkilerde değil arkadaşlıklarda da görülür, ki bunlar da faydacılığa dönüşebilir.

Houdini Sendromunun Aşamaları

Genel olarak, Houdini sendromu birkaç aşamaya sahiptir. Bu aşamalar duygusal bağlılık ile başlar ve tamamen reddetme ile sona erer. Hadi bu aşamaların ana özelliklerine bir göz atalım:

  • İmalar. Bu, duygusal patlama aşamasıdır. Bu noktada, diğer insandan bir çıkar sağlama amacı ile kullanılan ikna stratejileri rol oynar. Görünüş odur ki, aşk veya arkadaşlıkta herhangi bir sınır yoktur.
  • Şüpheler. Duygusal bağların üzerine kurulduğu dengesiz temeller, insanların kendi duygularından şüphelenmesine sebep olur. Bu noktada işler dağınık hale gelmeye başlar. Bu, son derece yavaş şekilde gerçekleşir.
  • Kaçış. Bu son aşamada, herhangi bir temas kalmamıştır. Karşınızdaki kişi hayatınızdan ayrılmıştır ve ortada herhangi bir iletişim yoktur.
Ayrı çamaşır makinelerine sırtlarını yaslamış, yerde oturan iki kişi.

Yardım Etmek İstemeyen Bir Toplum

Pek de ilişkiye yanaşmayan, bireyci bir toplumda yaşıyorsunuz. Teknoloji topluma eksiksiz bir iletişim anlayışı sağlamış durumda.

Bu günlerde, aktif olarak onlar ile bir ilişki kurmak için bir kişinin yanında olmanıza lüzum yok. Bu, ilişkileri sonlandırmayı daha kolay hale getiriyor, çünkü kendinizi yüz yüze açıklamak zorunda kalmıyorsunuz. Şimdilerde, bağlar, fiziksel anlamda etrafınızda olan insanların çok daha ötesine uzanabiliyor.

Sosyal ağlar

Bu bağlamda, günümüzde sosyal ilişkileri kolaylaştıran birçok cihaz var. Örnek vermek gerekirse, Tinder veya Facebook gösterilebilir, bu uygulamalar ile dünyanın her tarafından insanlarla iletişime geçebilir ve kısa bir sürede bir partner bulabilirsiniz. Artık insanlara hayati bir ihtiyaç duyulmuyor. Çünkü herkesin elinde bekleyen bir sürü insan ile dolu bir insan bankası var.

Duyguların arz ve talebi

Sosyal bağlardaki hızlı değişiklikler aşkın heyecanının ve arkadaşlıkların çok kısa sürmesine sebep oluyor. Bu bağ tükendiğinde, yeniliğin coşkusunu bulmak üzere sosyal pazara geri dönersiniz. Şimdilerde, ortak paydası yenilik olan bir tip duygu arz ve talebi olmasının sebebi de budur. Bu pazarda, yüzeysellik hüküm sürmektedir. Çarpıcı bir sosyal medya profiliniz olması önemlidir.

Gençlik aşkı

Houdini sendromu gençliğinizden de kaynaklanabilir. Birçok ilişki uzmanı bunun sebebi olması mümkün olan şeylerden birinin gençlik yıllarında hiç duygusal eğitim almamış olmak, veya az eğitim almış olmak olabileceğine inanıyor. Gençler, sürekli ilişkilerin nasıl olması gerektiği ile ilgili sterotiplere maruz bırakılıyor.

Kaçma reaksiyonu

Bu sendromla kendini özdeşleştiren insanlar olsa bile, sendromun etkileri ve özellikleri sosyal olayların bir ürünüdür. Sendrom birçok şekilde kendini gösterebilir ve insanın kişiliği gibi birçok faktöre bağlıdır.

Houdini sendromunu nasıl tespit edebilirsiniz?

Houdini sendromunu analiz edebilmek için kendinizi analiz etmeniz gerekir. Çoğu zaman, insanlar kendilerini bundan şikayet ederken bulurlar, ancak diğer insanları bir B planı olarak görmeye de devam ederler.

Duygusal katılım bencilliğe yol açar. Peki, bir kaçış sanatçısını nasıl tespit edersiniz? Kendi çıkarlarının ötesine geçen herhangi bir bağlılık gösterememelerinden.

Duygusal zayıflık

İkilem işte budur. Bu şeylere gerçekten kendinizi tamamen katabilir misiniz? Eğer yüzeysel bir katılım gösterirseniz, onları risk olarak görürseniz, güçlü ve kalıcı bağlar kuramazsınız. Dolayısıyla, sürekli insanları kullanıp onlardan kaçmak duygusal zayıflığın bariz bir belirtisidir. Zayıflık birçok yolla ifade edilebilir.

  • Kaçınma davranışı. Katılım gösteremeyen, ama direkt olarak bağlarını da koparamayan insanlar. Bu insanlar bahaneler üreterek insanlarla iletişimden aşamalı bir şekilde kaçınmaktadır.
  • İnkar. Bu insanlar bir duygusal blokaj gösterirler. Duygularını içten bir şekilde ifade etmek konusunda problemleri olabilir.
  • Bencillik. Bu insanlar kendi ilgileri dışındaki aktiviteler planlamayı zor bulurlar.
Kamp yapan iki kişinin bir çizimi.

Her şey kaybolmuş değil

İnsanlar, bu yazıda tanımladığımız profile uymak için kaçış sanatçısı olmak zorunda değildir. Kendi davranışlarınızı analiz edin ve eğer bunlara benzer bir özelliğiniz olduğunu fark ederseniz bu davranışlar sistematik hale gelmeden onları durdurun. Bunun için bazı ip uçları şunlardır:

  • Korkularınızla yüzleşin. Duygusal katılım gösterdiğiniz her seferinde bir risk aldığınız doğrudur. Burada, işin içine güven, empati ve duygular girer. Düşündüğünüz gibi davranmaktan korkmayın.
  • Özgüven. Kendinizi olmadığınız bir şey gibi göstermek zorunda değilsiniz. Sizinle olmak isteyen insanlar sizin gerçek haliniz için yanınızda kalacaktır.
  • Başkalarına iyi bakın. Duygusal katılım önemlidir ve insanların duyguları ile oynamak bir kaçış sanatçısının yapacağı bir şeydir. Dürüst olmak karşınızdakileri korumanın bir yoludur.

“Sevgi ve nefret arasında ince bir çizgi vardır,” sözü “Sevgi ve nefret birer mesaj uzaklıkta,” haline gelmiştir. Geçmişte hayatınızda olan insanlar dolayısıyla Houdini sendromu yüzünden acı çekmiş olduğunuzu söylüyor olabilirsiniz, ancak yine de objektif olmalısınız. Bireycilik ve olayların değişme hızı da bugünlerde modern ilişkilerin bir parçası haline geldi. Bir açıdan, artık ilişkiler daha iyi sosyal niteliklere sahip olmanızı talep etmekteler.