Dahi Doktor Bergamalı Galen'in Biyografisi

Bergamalı Galen adı, değerli bir araştırma konusuna dönüşen bir olay sayesinde meşhur oldu. Galen, tıbbi tanı araçlarının ve bilginin hiç bulunmadığı bir zamanda, yüzyıllar sonra dahi tıbbi uygulamaları yönlendirecek fikir ve ilkeler oluşturmayı başardı.
Dahi Doktor Bergamalı Galen'in Biyografisi

Son Güncelleme: 16 Mayıs, 2021

Bergamalı Galen adı, tıp tarihi ile o kadar yakından bağlantılıdır ki, günümüzde tüm doktorlar bir şekilde onun öğretilerini kullanırlar. Hipokrat’tan sonra, antik tıbbın en ünlü temsilcisi olarak kabul edilir. Katkıları o zamanki tıp bilimi için büyük öneme sahipti ve bu katkılar hala tanınıyor.

Galen’in kavramları bin yıldan fazla bir süre tıbbı yönlendirdi. İnsan vücudu üzerine yaptığı çalışmalar, tüm insan anatomisini anlamanın temellerini attı. Buluşlarından biri, damarlarımızda hava değil, kanın dolaştığıydı.

Ayrıca kalp kapakçıkları, böbreklerin ve mesanenin fonksiyonları ve beynin bazı temel kavramları ile ilgili önemli keşifler yaptı.

Galen ayrıca bir salgına tanık olan ve tanımlayan ilk kişilerden biriydi. “Galen Salgını” olarak da bilinen Antonine Salgınının ilk tanıklarından biriydi. Bu salgın antik dünya tarihini ikiye böldü ve o zamanki doktorlar bunu tam olarak anlamamış olsalar da, bize bu konuda bazı önemli bilgiler bıraktılar.

insan damarlarında kan aktığının keşfi

Bergamalı Galen seçilmiş kişi mi?

Galen, M.S. 129 veya 130’da, o zamanlar Yunan egemenliği altında ve şimdi Türkiye’nin bir parçası olan Bergama’da (adını da buradan alıyor) doğdu. Bu doktor aristokrat ve zengin bir aileden geliyor. Babası müreffeh bir mimar ve toprak sahibi olan Aelius Nicon’du. Annesi hakkında sert bir mizacı olduğu dışında çok az şey biliniyor.

Galen’in ailesi, oğullarının iyi ve sağlam bir eğitime sahip olması gerektiğine inanıyordu. Efsaneye göre, babası bir gece rüyasında tıp tanrısı Asklepios’u gördü. Bu rüyada, Tanrı kendisine oğlunun tıp okuması gerektiğini söyledi. Bu nedenle ya da başka bir nedenden dolayı, babası onu bu mesleğe yönlenmeye teşvik etti.

Başlangıçta Galen, şifalı bir tapınak gibi bir yer olan Bergama’nın Asklepion’unda okudu. Orada, zamanın tıbbi bilgisini dini inançlarla birleştirdi. Daha sonra, gelecekteki tıp eğitimini önemli ölçüde etkileyen Hipokrat’ın çalışmalarına aşina olduğu İzmir ve Korinth’e çalışmaya gitti.

Olağanüstü bir doktor

Daha sonra Galen, o zamanlar bilginin gerçek kıblesi olan İskenderiye’ye gitti. Orada, özellikle anatomi ve fizyoloji alanında eğitimini tamamladı. Bu metropolde ölüler üzerinde çalışabildi ve bu da insan vücudunun işleyişini çok daha iyi anlamasını sağladı.

Babası öldüğünde memleketine döndü. Orada, gladyatör okulunun doktoru oldu ve bu onun darbelere ve yaralara aşina olmasını sağladı. Orada yaklaşık dört yıl çalıştı ve etkili bir şifacı olarak ününü artırdı.

162’de o zamanlar “dünyanın başkenti” olan Roma’da yaşamaya gitti. Prestiji, Marcus Aurelius, Commodus ve Septimius Severus gibi birçok imparatorun kişisel doktoru olduğu noktaya kadar büyüdü. Roma’da kalması, bir araştırmacı olarak yeteneğini geliştirmesine katkı sağladı. Uzmanlar, o dönemde günümüze sadece 150’sinin ulaşabildiği yaklaşık 400 eser yazdığına inanıyorlar.

Bergamalı Galen heykeli
Marcus Aurelius

Bariz bir iz

Roma’da ölü insanlar üzerinde çalışmak yasaktı, bu yüzden Galen araştırmalarını bazen canlı, bazen ölü hayvanlar üzerinde yapmak zorunda kaldı. Bu, böbreklerin ve omuriliğin temel işleyişini anlamasını mümkün kıldı. Ne yazık ki, çalışmalarının çoğu 171’de bir yangında yok oldu.

15 yüzyıl boyunca etkili bir tez olan Şifa Sanatı Üzerine eseri, en önemli çalışması olarak görülmektedir. Bu doktorun çalışmaları, farmakopenin (ilaç kitabı) temeli olarak kabul edilir. Onun en büyük özelliklerinden biri, büyük bir deneyci olmasıdır. Başka bir deyişle, önce kanıt arayan ve daha sonra onun etrafında bilgi inşa eden bir bilim adamıydı.

Bergamalı Galen, derin etik eşlik etmediği sürece tıbbi bilginin aranamayacağına veya uygulanamayacağını savunuyordu. Tıbbın her şeyden önce hayırsever bir sanat olduğuna inanıyordu. Bir doktorun erdemli ve disiplinli olması gerektiğine ve her şeyden önce sıcakkanlılık ile karakterize edilmesi gerektiğine inanıyordu.

Bu ünlü doktor, ölmeden önce Bergama’ya döndü ve 216 yılı yakınlarında burada hayata veda etti.

Elbette, Galen olmadan, ne tıp ne de farmasötik kimya, bilgi ve uygulamaları bu kadar hızlı ilerlemezdi.

İlginizi çekebilir ...
Antik Yunan’da Depresyon ve Anksiyetenin Çaresi
Aklınızı Keşfedinsayfasında okuyun Aklınızı Keşfedin
Antik Yunan’da Depresyon ve Anksiyetenin Çaresi

Antik Yunan'da depresyon ve anksiyetenin çaresi, "bios pythagorikos" olarak bilinen yaşam tarzından gelen bütünsel bir yaklaşıma dayanır.



  • Rodríguez, R. M. M., & Ballester, L. G. (1982). El dolor en la teoría y práctica médicas de Galeno. Dynamis: Acta Hispanica ad Medicinae Scientiarumque Historiam Illustrandam, 2, 3-24.