Chaim Ferster: Ölümü Kandıran Adam

28 Ocak, 2020
Çok az sayıda insan İkinci Dünya Savaşı sırasında kurulan toplama kamplarından sağ kurtulmayı başarmıştır ve Chaim Ferster onlardan biridir. Sağduyusu, ölümü bir değil, tam sekiz kere kandırmasına yardım etmiştir.

Chaim Ferster sosyetik biri ya da ünlü bir ressam değildir. Fakat 97 yaşındaki bu adam, 92 yaşına dek sağlıklı bir şekilde çalışmıştır ve örnek alınması gereken biridir. Nazileri yenmeyi ve pençesinden bir değil, tam sekiz defa kurtulmayı başarmıştır.

Chaim Ferster gençlik yıllarının çoğunu savaşın dehşetinden kaçmaya çalışarak geçirse de bu tecrübeler onu duygusal olarak etkilememiştir. Bu, muhtemelen, en büyük başarıdır. Kendisinin ve ailesinin katlanmak zorunda kaldığı acı ve utanç üzerine düşünmek için hayatta kalmamıştır, onun yerine hayatını baştan yaratmak ve geçmişin kara lekelerinden uzak bir hayat yaşamak için hayatta kalmıştır.

“Sınırlı sayıda hayal kırıklığını kabul etmeliyiz, fakat sonsuz umudu asla kaybetmemeliyiz.”- Martin Luther King, Jr.

Bugün, Chaim Ferster tatlı, minnettar ve bilge bir adamdır. Nazi toplama kamplarından sağ kurtulup başına gelenlerle ilgili birinci ağızdan bir şey anlatabilecek çok az insandan biri olduğu için hikayesini bugüne dek yüzlerce kez anlatmıştır. Aynı zamanda 65 yıldır evli bir büyük büyük babadır ve refah düzeyinin artmasını sağlayan başarılı bir iş kurmuştur.

chaim ferster ve toplama kampı telleri

Karanlık bir süreç

Chaim Ferster 18 Temmuz 1922’de Polonya’nın Sosnowiec kasabasında Ortodoks Yahudi bir ailede dünyaya gelmiştir. O zamanlar Ortodoks Yahudiler, kasaba nüfusunun %21’ini oluşturmaktadır. Hatırladığı kadarıyla, o zamanlar bu topluluk, Nazilerin Almanya’da güç kazanmasını korkuyla takip etmiştir.

Endişelenmekte de haklıdır. 1939’da kasaba Nazilerin işgaline uğramıştır. İkinci Dünya Savaşı başlamış ve yahudi düşmanlığı hüküm sürmektedir. Her şeyden önce, kıyafetlerine sarı yıldız takmak, sokakta ayrımcılık yapmak ve olacaklarla ilgili bir belirsizlik başlamıştır. Ardından ilk Yahudi azınlık mahallesi kurulmuştur. Chaim Ferster yalnızca 17 yaşında olmasına rağmen bu berbat yılların korkusunu hala hatırlamaktadır.

1942 yılı Ferster’in hayatını sonsuza dek değiştirmiştir. Babası akciğer iltihaplanması nedeniyle vefat etmiştir çünkü azından mahallerinde en temel ilaçlar bile bulunamamaktadır. O ve ailesi açlıktan muzdarip olmuştur çünkü gıdaya erişim aşırı derecede sınırlıdır. Aynı yıl, Gestapo Ferster’in anne ve kız kardeşini yetkililere şikayet etmiştir ve Ferster bir daha onlardan hiç haber alamamıştır.

Trajedi ve umut

Chaim Ferster ve diğer Yahudiler, Gestapo birini tutukladığı zaman o kişiyi bir daha görmek ya da duymanın mümkün olmadığını hızlı bir şekilde anlamıştı.

İnsanlar hala toplama kampları ile ilgili fazla bir şey bilmezdi. Bildikleri şeylerse söylentiler ve kulaktan dolma haberlere dayalıydı. İşte o an, Ferster’in amcası ona hayatını kurtarmasını sağlayacak bir tavsiye verdi. Almanların işine yarayacak bir şey yapmayı öğrenmesini söylemişti.

Chaim Ferster, azınlık mahallesinde dikiş makinesi teknisyeni olmayı öğrenmeye karar verdi. Ve bu harika bir karardı. 1943’te zamanı geldi. Gestapo onu çağırdı ve toplama kampına gönderdi.

Önceleri, hayatı çok zordu. Oswiecim, Graditz ve Niederorschel kamplarında bulundu. Ferster Nazilerin tutuklulara, hava sıfırın altında 25 derece iken bir yolu tamir ettirdiğini hatırlamaktadır.

Fakat Naziler onun teknik becerilerini öğrendi ve ona daha katlanılabilir bir iş verdi. Bu, kesinlikle hayatta kalmasının anahtarıydı. Graditz’de tifüs salgını vardı ve Ferster hastalandı. Dehşet verici bir sahneyi şöyle hatırlamaktadır: virüsten ölen insanların mükemmel şekilde düzenlenmiş bedenleri.

tren yolu

Özgürlük

1944 yılı sonunda Chaim Ferster Auschwitz’e transfer oldu. Gece yarısı vardı ve sessizlik korkunçtu. Orada, vücuduna bir kodu dövme yaptılar ve ona berbat işkenceler ettiler. Öte yandan iki ay sonra Niederorschel’e geri transfer edildi çünkü orada teknisyene ihtiyaç duyuldu. Ferster için bu meslek okuluna dönmek gibiydi.

Müttefik kuvvetler Almanya üzerinde güç kazanınca Niederorschel 1945’te kapatılmak zorunda kaldı. Tüm tutuklular her gün toplu idamların yaşandığı Buchenwald’a gönderildi. O zamana dek Naziler savaşı kaybedeceklerini anladığı için mümkün olduğunca fazla sayıda Yahudi’yi öldürmeye çalışıyorlardı.

Müttefik kuvvetler gelip tüm tutukluları kurtardığı anda Chaim Ferster idam sırasındaydı. Bir kez daha ölümü kandırdı, fakat acı gerçek hızla kendini belli etti: Aile üyelerinin 30’dan fazlası yok edilmişti. Hayatta kalan amcalarından biri Manchester’a kaçmıştı ve Ferster onu aramaya gitti. Orada hayatını baştan kurma şansı buldu. Sonunda Ferster uzun  ve mutlu bir hayat sürerek Nazileri yenmiş oldu.

Comins-Mingol, I. (2015). De víctimas a sobrevivientes: la fuerza poiética y resiliente del cuidar. Convergencia, 22(67), 35-54.