Black Mirror: Bandersnatch, Distopya Biziz

Black Mirror: Bandersnatch, klasik bir distopya olmaktan uzaktır ve bir adım daha ileriye gidip yeni tecrübeler sunarak yeni bir tüketime şekline uyum sağlamıştır. O kadar ilgi uyandırmıştır ki, bazı kullanıcılar filmin olası sonlarına götüren haritalar çizmektedir. Peki, aslında olan nedir?

Son Güncelleme: 18 Şubat, 2021

İngiliz tv dizisi Black Mirror hayatımızla ilgili pek çok şeyi bize göstermiştir. Bandersnatch filmi kullanıcıları deliye çeviren interaktif bir Netflix filmidir. Black Mirror serileri günümüzdeki yeni teknolojiler ve bunların hayatlarımız üzerindeki etkileri üzerine bizleri düşünmeye davet eden soruları gündeme getirmesiyle bilinir.

Bizi birkaç yıl içinde gerçek olabilecek distopyalarla sarmalar. Ancak Bandersnatch ile bir adım daha ileri giderek, hep bildiğimiz izleyici engelini aşmıştır. Black Mirror bu serisinde bizi Bandersnatch serisi ile tanıştırarak karakterin kaderini değiştirecek kararlar almaya zorlar.

Bir film olarak, belki de beklendiği kadar ilgi çekmemiş, hatta bazı noktalarda tökezlemiştir. Bu doğru bir yaklaşımdır. Black Mirror serilerinin içinde öne çıkan filmlerden biri olmamıştır ve elbette yenisi geldiğinde dizinin büyük başarılarından biri olarak görülmeyecektir. Ancak izleyiciler arasında uyandırdığı muazzam ilgi söz konusu olduğunda, bundan hiç şüphe yoktur.

Tartışmalar yeniden başladı. Black Mirror yeniden spot ışıklarını yaktı ve bu sefer kendini yeniden bir şekilde keşfetmeye karar verdi. Dört sezon sonra (evet, oldukça az sezon sayısı), yeniden ortaya çıktığını düşünenler vardı: Peki, şimdi ne olacak? Eski popülaritesini geri kazanacak mıydı? Bandersnatch‘in bizlere söylemek zorunda olduğu her şeye rağmen, bu sorunun cevabı: evet, Black Mirror hala izleyiciyi etkileyen bir yapım olma özelliğini devam ettiriyor.

UYARI: Bu yazı Spoiler içermektedir!

İnteraktif bir film ne demektir?

Bandersnatch’in ortaya attığı soruları derinlemesine incelemeden önce yapmamız gereken ilk şey; interaktif filmin ne işe yaradığını ve neden interaktif filmden bahsettiğimizi anlamaktır. Etkileşimli bir şey hakkında konuştuğumuzda, bir diyalog olması gerektiğini ve alıcının bir şekilde bu diyaloglara yanıt verebileceğini anlarız. Kitapları okuyucular olarak düşünürsek, etkileşimimiz formatı kendisiyle bir şekilde sınırlıdır ve aynısı sinemada da olur.

Herhangi bir yöntemle alıcıyı konuya dahil eden ve onu bu diyaloğa katılımcı yapan belli bir edebi ya da sinematografik çalışmalar olduğu doğrudur. Bunun bir örneğini Woody Allen’ın Annie Hall’u, Miguel de Unamuno’nun Niebla (Sis) romanı veya Buero Vallejo’nun El Tragaluz gibi oyunlarında buna tanıklık ederiz. Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi dördüncü duvar kırılmıştır yani doğrudan izleyiciye veya okuyucuya hitap edilmektedir.

Bu bağlamda yeni bir roman türüne örnek vermemiz gerekirse Julio Cortázar’ın Seksek adlı romanı buna gerçek bir örnek olacaktır. Okuyucuyu bir adım daha ileriye götürerek, okuyucu hangi sırayla okuyacağına karar verdiren önemli bir romandır. Cortázar, geleneksel bir sıra izlemeyi, başka bir deyişle, ilk bölümden sonuncuya doğru doğrusal ya da tam tersine gitme klişesini kırarak, “kural dışı” bir şekilde 72. sayfada konuya girerek, bize romanda rehberlik etmektedir.

Cortázar, özellikle 80’lerde yeni bir yol izleyerek, kendi çapında bu tür bir okuma önerirken bir çığır açmaktaydı. 80ler Bandersnatch’in senaryosunda konu alınan öğeleri içermektedir, hikayenin izleyiciye “kendi maceranı seç” tarzında bir kitap gibi okuyucuların hangi yolu seçeceklerini kendilerinin karar vermelerini beklemektedir. Black Mirror ne kadar fütüristik görünse de, Bandersnatch ile gerçek geçmişten, ilk video oyunlarından ve onlara ilham veren kitaplardan beslenmektedir.

Sinema camiası da izleyiciyle etkileşim için bazı adımlar atmıştır. Sinemanın ilk yıllarında George Méliès gibi bazı film yapımcıları, halkla diyalog kurmak için bazı gösterimlerinde izleyicinin karşısına çıkmıştır. Aynı şekilde, The Rocky Horror Picture Show’da olduğu gibi izleyici ile etkileşim kendiliğinden de ortaya çıkabilir. Bu son bahsi geçen gerçekten ilginç bir durumdur. Onlarca yıldır gösterimler sırasında filmdeki karakterleri giydirmeye ve onunla etkileşime girmeye karar veren halkın kendisi olmuştur. Buna bir başka örnek de, izleyici ile bir diyalog başlatmasa da bizi bir şekilde filme katılımcı yapan 3D sinema olacaktır.

Bandersnatch ve karar alıcılar

Bandersnatch bizi, görevi en sevdiği kitabı temel alan ve “kendi maceranı seç” tarzını izleyen bir video oyunu geliştirmek olan genç adam Stefan’ı tanıtmaktadır. Filmde yavaş yavaş Stefan’ı keşfederiz ve sonrasında ne göreceğimizi belirleyen, bizizdir, ya da teorik olarak filmin önerdiği budur.

Teoride olduğunu söylüyorum çünkü gerçekte filmin epeyce sınırlamaları var ve bazen kararları bizim yerimize verir. Çünkü Bandersnatch‘in hem tökezlediği hem de hedefi vurduğu yer burasıdır. Tökezliyor diyorum çünkü bazı noktalarda tekrar başlangıç ​​noktasına dönmek zorunda kalmak sıkıcı olmaktadır. Ancak izleyiciye net ve doğrudan bir mesaj göndermeyi başarmaktadır.

Kararlar, Stefan’ın kahvaltısını seçmekten babasını öldürüp öldürmeyeceğine, yani en basitinden en karmaşığına kadar uzanır. Konuşma yeni gibidir çünkü kararlar, filmin ritmine göre anında alınır. Bu durum bize video oyunlarını (video oyunlarında tartışmalı noktalar olduğunu unutmayalım) hatırlatan bir şeydir.

Aldığımız bazı kararlarımız bize bağlı değildir. Bu, örneğin, Stefan Colin’le karşılaştığında ve ona LSD teklif ettiğinde gerçekleşir. İlacı kullanmamaya karar verirsek Colin onu içeceğimize koyacak ve bizim için karar verdiğini söyleyerek kameraya bakacaktır.

Kararlarımızın sınırı var mıdır? Bu şüphe, LSD halüsinasyonu sırasında Colin tarafından tekrar çözülür ve hükumetin bizi kontrol ettiğini, her şeyin kesinlikle manipüle edildiğini ve kölelerden başka bir şey olmadığımızı söyler. Colin’in cesaret kırıcı konuşmasına rağmen, bizimle bağlantı kurması ve bizi hem filmden hem de kendi günlük kararlarımızdan şüphe duymaya sevk ettiği bir gerçektir.

Bandersnatch: Gerçek biziz

Stefan dışında birinin, yani Netflix izleyicilerinin Stefan’ın eylemlerini kontrol ettiğinin farkına varması gibi gerçekten ilginç bir durum ortaya çıkmaktadır. İşte burası dördüncü duvarın yıkıldığı andır, Stefan bize ne olduğunu, onu kimin kontrol ettiğini sorar ve vereceği cevaba elbette biz karar veririz.

Verilecek cevaplardan biri şudur: Netflix, gerçekten ilginç bir ortam. Stefan bilinçli olarak bize itaatsizlik etmeye çalışacaktır. Yaratıcılık, Stefan’ın psikologuna gelecekten birinin eylemlerini Netflix adı verilen bir şeyle kontrol ettiğinde söylediğinde ortaya çıkar. Bu ilginç bir şeydir çünkü geleneksel distopyadan koparak geleceğin korkunç olduğu izlenimini verir. Bu sefer distopyayı Stefan yaşar çünkü gelecek: bizizdir.

Distopya zaten burasıdır. İçinde bulunduğumuz, asla ulaşamayacağımızı düşündüğümüz o korkunç geleceğe zaten ulaşmışızdır. İzleyici ile olan bu oyun eğlenceli olmasının yanı sıra önemli bir yaklaşım ve düşünce egzersizidir. Black Mirror yeniden, bunu düşünmemizi sağlamak için içinde bulunduğumuz durumu kullanır.

Bir şekilde, bu sahne (özellikle Netflix’in ne olduğunun sorulduğu an) bize, gerçekliğin bir program tarafından simüle edildiği ve bizi “gerçek şeyden” şüphe duymasına neden olan bir film olan Matrix’i hatırlatır. Sis, Unamuno’nun okuyucuyu kendi gerçekliğini sorgulattığı bir çalışmadır. Bandersnatch‘i izledikten ve çeşitli sonları denedikten sonra önümüze sayısız soru çıkar.

Bandersnatch gerçekten ilginç bir deneydir. Tüketim şeklini değiştirmiştir ve Black Mirror bir deney yaparak bundan faydalanmak istedi. Bandersnatch ile biz mi oynadık yoksa film bizimle mi oynadı? Black Mirror’un bu serisi biz izleyicilere yeni bir anlatım şeklini ve sinematografiyi sunar.

Özetle söylemek gerekirse, Bandersnatch bir sinema filmi olarak mücevher değerinde ve sinema ile video oyunların arasında bir yapım olmasına rağmen, konusunu anladığımız ve bundan keyif aldığımız sürece bizde ilginç bir his bırakacak, eğlenceli bir deneyim olacaktır. Tıpkı Black Mirror’da alışmış olduğumuz gibi, Bandersnatch bizi düşünmeye, sorgulamaya davet edecektir.

“Netflix nedir?”
~ – Bandersnatch ~
İlgini çekebilir ...
Aklınızı KeşfedinRead it in Aklınızı Keşfedin
Black Mirror ve Sevdiğiniz Birinin Ölümü

Black Mirror bir İngiliz dizisidir. Her bölüm tamamen farklı oyuncular, karakterler ve senaryolara sahip bir kısa film gibidir.