Belirsizlik: Sessiz Bir Katil

Şubat 9, 2018

Kesinlik, gelecekte neler olacağını bilme ihtiyacımızla ilişkilidir. Bu ihtiyacı duymamızın nedeni, yaşamı önceden sezinleyip kontrol edebilmeyi istememizdir. Böylece hayat bizi hazırlıksız yakalayamaz. Belirsizlik ise insana özgü bir motivasyon aracı olarak görülür.Özellikle de bizi düşündüğümüz ya da hislerimizin söylediklerinin doğru olduğunu tasdik etmeye teşvik eden belirsizlik böyledir.

Her ne kadar göründüğü dereceye ve ortama bağlı olarak değişse de, bazı insanlar için belirsizlik dayanılmazdır. İşte burada belirsizlik motivasyonel bir görev üstlenir. Çünkü belirsizlikten “muzdarip” olan kişi, bu durumun etkisini azaltmak için harekete geçmek zorundadır. En azından katlanabileceği bir seviyeye indirene kadar. Motivasyon rolünü üstlendiği yer burasıdır. Onu “uğrar” kişinin bunu azaltmak için harekete geçmesi gerekir. En azından kişinin dayanabileceği bir seviyeye inene kadar.

Bazı insanlar belirsizlikle diğerlerine göre daha kolay başa çıkabilir. Kendilerini büyük bir belirsizlik içinde bulan kişiler bu durumu çözmek için bilişsel kaynaklarını büyük ölçüde kullanır. Toleransları daha düşükse çok daha fazla çaba gösterirler. İki kişi bir iş görüşmesine gitmiş olabilir, bu işe aynı derecede ihtiyaçları vardır. Ama bunlardan biri belirsizliğe karşı düşük toleranslıdır. Bu durumda muhtemelen sonucu en kısa sürede bilmek isteyecektir. Şirketin onunla iletişime geçmesini beklemeyecektir.

Diğer yandan belirsizlik yeni biriyle tanıştığımızda da ortaya çıkabilir.O kişinin nasıl biri olduğunu bilmeyiz ve bu durum belli ölçüde huzursuzluk duymamıza neden olur. Bilişsel kaynaklarımız kısıtlıdır. Bu nedenle bilişsel kısa yollar ve deneye dayalı stratejiler belirsizliği hızlıca azaltmanın iyi bir yoludur. Belirsizliği azaltmanın bu yolları etkilidir ama negatif sonuçları da beraberinde getirir. Mesela: kendimizi başka insanlar veya gruplarla karşılaştırdığımızda ortay çıkan basmakalıp düşünceler veya ön yargılar.

yastıklar
Evet – Hayır – Belki

Belirsizliğin tetikleyicileri

Belirsizliğe yol açan bazı nedenlere aşağıda yer verdik. Bu durumların bazılarıyla kendinizi özdeşleştirmeniz mümkün!

Belirsizlik kaynaklarından biri beklentilerimiz ile gerçekliğin bize sunduğu işaretler arasındaki çelişkidir. Daha önce verdiğimiz iş görüşmesi örneğine dönelim ve çok başarılı olduğumuzu bir haya edelim. İşi düşünerek oradan ayrılırız. Ne var ki günler geçer ve şirket herhangi bir geri dönüşte bulunmaz. Bu, işi alamadığımıza işaret eder genelde. Yani oradan ayrılırken duyduğumuz öz güven ile yaşadığımız bu çelişkili durum, belirsizliğin büyümesine neden olacaktır.

Bir başka belirsizlik kaynağı ise zıt davranış ve değerlerdir. İnanmadığımız bazı eylemleri gerçekleştirdiğimizde belirsizlik duygusu artar. Yine iş görüşmesi örneğini kullanırsak, inançlarımızla uyuşmayan bir iş olduğu hâlde ihtiyacımız olduğu için o iş görüşmesine gidersek belirsizlik duygumuz yine artacaktır. Bu senaryo, normalde çevreye değer veren bir avukatın doğaya zarar veren bir şirket için çalışmaya başladığı filmlerde açıkça görülür. Bu davranışlar endişeli bir belirsizlik yanında bilişsel uyuşmazlığa neden olabilir.

Ayrıca sosyal adaletsizlik, belli ölçüde belirsizlik yaratan bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Günlük hayatımızda karşılaştığımız adaletsizlikler belirsizliğe yol açabilir. Bununla baş edemeyen biriysek başka insanların acı çekmesine şahit olmak da bu adaletsizliğe dâhildir. Bu tür haksızlıkları kontrol edememek, geleceği tahmin gücümüzden şüphe duymamıza neden olur. Bu tür durumlarla karşılaştığımızda radikal ideolojilere belli ölçüde yakınlık duyma eğilimi ortaya çıkabilir. Ayrıca bu haksızlıkları sonlandırmayı vaat eden gruplar bizi çekebilir.

Sosyal psikoloji açısından belirsizlik

Sosyal psikolojiye göre belirsizlik farklı şekillerde anlaşılabilir. Bunlardan birine göre bilişsel kapanış için bir gerekliliktir. Bu bilişsel kapanış ihtiyacı, akıl karıştırıcı ve belirsiz bir içeriğe sahip bir soruya hızlı bir cevap verme arzusu şeklinde açıklanabilir.

Belirsizlik duyduğumuzda doğru olduğunu düşündüğümüz bilgiyi bulmaya çalışırız ve böylece o belirsizliğe son vermek isteriz. Bunu bulduğumuzda belirsizliği azaltan bilgi, günlük hayatımız için vazgeçilmez bir bilgi hâlini alır.

Bilişsel kapanış ihtiyacı, kendimize dair bilgimizi berraklaştırma ve basitleştirmeye çalışır. Sonucunda bilginin yaratıldığı bu bilme isteği ve arayışı, seçtiğimiz bilgiye bağlı olarak insanlar arasında farkların ortaya çıkmasına neden olur.

İş görüşmesinin sonucunu beklerken ortaya çıkan belirsizliği azaltmak için seçilmeyeceğim fikrini kabul edersem ve bir başka kişi ise şirketin karar vermek için zamandan faydalandığı düşüncesini kabul ederse, o şirketin çalışma yöntemlerine dair farklı fikirlere kapılırız. Günler sonucu öğrenemeden geçerken beklentilerimiz giderek daha da farklılaşacaktır.

yol işaretleri

Belirsizlik davranışımızı değiştirebilir

Şirketin işleyişi hakkında geliştirdiğimiz bilgi de değişebilir. Hatta kapanış ihtiyacı yüksek insanlar bile bilişsel kapanış aradıkları sırada bazı durumlarda (geçici olarak) açık görüşlü olabilir.

Daha sonra iş görüşmesi için farklı bir şirkete gidersek, kararlarını öğrenmek için acele ettiğimizi sorumlu kişilere söylememiz muhtemeldir. Aynı şey yaşanır ve cevap vermeleri çok uzun sürerse yine belirsizliğe kapılırız. Ve yine bu duyguyu azaltmak için uğraşırız.

Bu durumda işi alamayacağımız şeklindeki yorum işe yaramaz çünkü cevabı bize çoktan bildirmiş olmaları gerekirdi. Kapanış ihtiyacı bir “acil” duruma girmemize neden olacaktır. Ayrıca mümkün olduğunca çabuk bir şekilde bir başka inanılır yorum üretme bizi teşvik edecektir. Mesela, şirket bizi seçmiştir ve mülakat aşamasını geçmişizdir.

Bilişsel kapanış gerçekleşince yüksek bir kapanış ihtiyacına sahip insanlar hükümlerini “koruma” ve yeni yorum için “su geçirmez” hâle getirme eğilimindedir. Şirketin davranışı konusundaki yeni fikir, ilkinden daha dirençlidir. Dolayısıyla yeni bilgi bunun tersini gösterene dek değişmeyecektir. Mesela, aslında kabul edilmemiş olduğumuzun tasdik edilmesi gerekecektir.

Kapanış ihtiyacımız yüksekse ne olur?

Bilişsel kapanış ihtiyacı, pek çok farklı fenomene yol açabilir. Bu kapanış ihtiyacının işlevi, bir grupla paylaşılan tutarlı bir gerçeklik yaratmamaktır. Eğer grubumuzun sağladığı bilgi, ihtiyacımızı azaltmazsa bunu yapacak bir başka ihtiyaç ararız.

Bilişsel kapanışa ihtiyaç duyan insanlar, belirsizliği düzgün şekilde azaltmaktan ziyade hızlıca azaltmayı ister. Yüksek bir kapanış ihtiyacı olan insanlar, kısıtlı bilgiyle daha çabuk izlenimlere kapılır. Bu kişiler hükümlerini genelde yaygın klişelere dayandırır ve temel bir atıf hatası olarak ön yargılar yaratırlar. Bu kişiler ayrıca problemleri çözme söz konusu olduğunda daha az alternatif arar. Farklı düşünenlere karşı daha az empati duyarlar. Ayrıca bu insanlar, düşüncelerini başkalarına açıklarken dillerini uyumlu hâline getirmeyi başaramazlar.

Kapanış ihtiyacı yüksek olan insanlar, ilk ulaştıkları bilgiyi kabul edip sonuçlara vararak belirsizliği aşar. sonra bu sonucu hiç sorgulamadan kabul ederler. Bu insanlar tahmin edilebilir, kesin ve tanıdık sosyal bağlamlar arar.

Bir grup tarafından paylaşılan sosyal inanç ve kurallar, onlara dünyanın nasıl işlediğine dair kesinlik duygusu verir. Bu insanların aradığı bağlamı sağlayan gruplardır bunlar. Ayrıca bu kurallar, kesinlik ve bilgi için en büyük kaynağı oluşturur.