Bağımlılık Nörobiyolojisi

18 Ağustos, 2020
Bağımlılıktan muzdarip insanlar dürtüsellikten zorunluluğa geçerler. Bu süreçler aynı anda da yaşanabilir fakat genelde sırayla olurlar. Dahasını öğrenmek için okuyun!
 

Bağımlılık, insanın hayatında çeşitli şekillerde olabilir. En bilineni ve yaygın olanı uyuşturucu bağımlılığıdır. Uyuşturucu bağımlılığını uyuşturucu bulmak ve tüketmek açısından zorunlu bir davranış, tüketimi sınırlamak açısından kontrol kaybı ve uyuşturucu tüketilmezse negatif bir duygu durumu olarak tanımlayabiliriz. Çoğu insan bu bağımlılığın iniş çıkışlarına oldukça aşinadır. Peki, bağımlılık nörobiyolojisi hakkında neler biliyorsunuz?

Bazı uzmanlar bağımlılığı üç aşamalı bir döngü olarak tanımlamaktadır: aşırı tüketim/intoksikasyon, yoksunluk/negatif duygular ve endişe/beklenti (anksiyete). Son evre zamanla kötüleşir ve beynin ödül merkezi, stres ve yürütücü işlev sistemlerinde nöroplastik değişikliklere neden olur(2-4).

Dürtüsellik “kendileri veya diğerleri için olumsuz sonuçları olup olmadığına bakmadan, iç ve dış uyaranlara bir yanıt olarak anlık ve planlanmamış eylemlere hazır olmaktır”.(5) Diğer bir yandan, kompülsif davranış ise “eylemlerin kişinin genel amacına uygun olmadığının farkında olduğu fakat gerçekleştirmesi ‘gerektiği’ duygusu ile yaptığı, tekrarlayan eylemlerden oluşur”.(6)

Böylelikle, bağımlılıktan muzdarip insanlar dürtüsellikten zorunluluk evresine geçer. Bu evreler aynı anda yaşanabilse de genellikle sıra ile gerçekleşirler. Aynı şekilde, beyin de bu iki evrede farklı spesifik şekillerde davranır.

bağımlılık nörobiyolojisi
 

İntoksikasyon Esnasında Bağımlılık Nörobiyolojisi

Ödül Mekanizması

Bağımlılık yapan uyuşturucular beynin ödül merkezini harekete geçirir. Nörobiyolojideki birincil odak noktalarından biri ve ilaçların tatmin edici etkileri, mezokortikal yolun kökleri ve alanlarıdır. Bunlar neredeyse bütün ilaçlardaki tatmin edici özelliklerde anahtar bir rol oynamaktadır.

Uyuşturucu veya alkol ile intoksikasyonda ventral striyatumda dopamin ve peptit opioidlerin salınımı olmaktadır. Hızlı ve belirgin dopamin salınımı da kişilerin uyuşturucu etkisi altında oldukları zaman nasıl hissettikleri ile çok ilişkilidir(1).

Teşvikler

Bazı primat çalışmalarda uzmanlar beyindeki dopamin hücrelerinin başlangıçta yeni bir ödüle yanıt olarak harekete geçtiğini keşfettiler. Fakat daha sonra tekrarlanan ödülden dolayı, beklenen ödül alındığında nöronlar harekete geçmeyi durdurmaktadır.

Onun yerine, bu nöronlar ödülün habercisi olan şeylere maruz kalındığında harekete geçmeye başlarlar. Bu yüzden, dopaminin beynin ödülü araması ile ilişkili olduğu görülmektedir.

Bekleme Evresindeki Bağımlılık Nörobiyolojisi

Bilim insanları bu evrenin bağımlılıktan muzdarip insanlar için tekrarlamanın kilit noktası olduğuna inanmaktadır. Sonuçta bağımlılık kronik bir tekrarlama bozukluğudur. İnsanlarda, uyuşturucu alma arzusu prefrontal korteks ile birlikte şunların aktivasyonunu içerir:

Kokain veya nikotin bağımlılığı insular korteksin fonksiyonu ile alakalıdır. Beynin bu kısmı, otonom ve viseral bilgiyi duygu ve motivasyon ile birleştiren içsel bir işleve sahip gibi görünmektedir. Aslında, çalışmalar insular korteksin tekrar harekete geçmesinin tekrarlamayı tahmin etmeye yardımcı bir biyo-işaret olduğunu göstermektedir. Son olarak, bu evrede uzmanlar iki zıt sistemin rol oynadığına inanmaktadır: git ve dur sistemi.

 
insan beyni görseli

Dur ve Git Sistemleri

Git sistemi bazal gangliyonlar aracılığı ile istek ve bağımlılığa neden olabilir. Örneğin, kokain bağımlısı kişilerde kokaine hızlı erişim ve elde etme isteği medial prefrontal korteks ve ventral striatumdaki anterior singulat korteksi ilişkilendiren ve insular korteksi dorsal striatum ile birleştiren yerlerdeki daha iyi bağlantı ile alakalıdır.

Dur sistemi ise teşvik değerinin değerlendirilmesini ve olumsuz duygusal sinyallere karşı seçenekleri ve bu duyguların bastırılmasını kontrol edebilir. Bu şekilde dur sistemi git sistemine ve uyuşturucu isteğine müdahale edecektir.

Sonuç olarak, bağımlılık nörobiyolojisinde üç temel devre vardır. Bunlar kimin kontrolde olacağına ve aksiyonlara karar verirler: bazal gangliyon, amigdala ve prefrontal korteks.

 
  1. Koob, G. F., & Volkow, N. D. (2016). Neurobiology of addiction: a neurocircuitry analysis. The Lancet Psychiatry, 3(8), 760-773.
  2. Koob, G. F., & Le Moal, M. (1997). Drug abuse: hedonic homeostatic dysregulation. Science, 278(5335), 52-58.
  3. Goldstein, R. Z., & Volkow, N. D. (2002). Drug addiction and its underlying neurobiological basis: neuroimaging evidence for the involvement of the frontal cortex. American Journal of Psychiatry, 159(10), 1642-1652.
  4. Baumeister, R. F., Heatherton, T. F., & Tice, D. M. (1994). Losing control: How and why people fail at self-regulation. Academic press.
  5. Moeller, F. G., Barratt, E. S., Dougherty, D. M., Schmitz, J. M., & Swann, A. C. (2001). Psychiatric aspects of impulsivity. American journal of psychiatry, 158(11), 1783-1793.
  6. Berlin, G. S., & Hollander, E. (2014). Compulsivity, impulsivity, and the DSM-5 process. CNS spectrums, 19(1), 62-68.
  7. Contreras‐Rodríguez, O., Albein‐Urios, N., Perales, J. C., Martínez‐Gonzalez, J. M., Vilar‐López, R., Fernández‐Serrano, M. J., … & Verdejo‐García, A. (2015). Cocaine‐specific neuroplasticity in the ventral striatum network is linked to delay discounting and drug relapse. Addiction, 110(12), 1953-1962.