Koronavirüs: Neden İnsanlar Panikle Tuvalet Kağıdı Alıyorlar?

Mayıs 20, 2020
Koronavirüs krizi sırasında gördüğümüz en çarpıcı davranış kalıplarından bir tanesi panikle tuvalet kağıdı satın alınması durumu. Bu neden oluyor? Bu tip davranışların psikolojik açıklamalarını bu yazımızda bulabilirsiniz.

Yaşadığımız COVID-19 krizi ile ilgili itiraf etmemiz gereken bir şey varsa, o da psikolojik açıdan son derece ilginç olan davranışlara tanık oluyor olduğumuzdur. Bunlardan bir tanesi, şüphesiz ki panik alışverişine duyulan ihtiyaç ve bundan dolayı ortaya çıkan boş raflar. İnsanlar büyük miktarlarda tuvalet kağıdı satın alıyor ve çoğumuz bunun nedenini merak ediyoruz.

Bu pandeminin başında insanların büyük bir kısmı maske ve hidroalkolik jel alma ihtiyacı ile karşı karşıyaydı. Bu davranışın açıklaması mantıklı ve anlaşılırdı: insanların kendilerini korumaları gerekiyordu. Hepimiz virüse karşı bizi koruyan bir bariyere sahip olmamız gerektiği ile ilgili endişeliydik. Bu durum bu günlerde hala geçerli. Ancak çaresiz bir şekilde tuvalet kağıdı alışverişi yapan insanlar ile ilgili olarak nasıl bir açıklama yapabiliriz?

Dahası, ortaya çıkan başka bir soru daha var: herhangi bir tedarik probleminin olmadığı bir durumda tek bir alışverişte neden bu kadar büyük bir miktar satın alınıyor? İşin gerçeği şu ki, bu ürünü biriktirmek, onu satın alıp saklayan insanlara zihinsel ve duygusal bir huzur sağlıyor.

Bu konuda kesinlikle gördüğünüz ironinin, şakaların ve karikatürlerin ötesinde, bilmeniz gereken birkaç farklı açıklama var. Burada toplumun fikri ve bir bütün olarak toplumsal duygular için barometre görevi gören bir psikolojik etki söz konusu. Hadi buna daha yakından bakalım.

Panikle tuvalet kağıdı alan bir kişi.

İnsanlar Neden Bu Kadar Fazla Tuvalet Kağıdı Alıyor?

İnkar edilemez bir gerçek, tuvalet kağıdının temel bir ihtiyaç olmadığıdır. Hayatta kalacağımızı garantileyebilecek olan su ya da yemekten son derece farklıdır, ancak buna rağmen modern zihnimiz bunu bir gereklilik olarak değerlendirir. Tuvalet kağıdı örneğin sabun gibi diğer hijyen ürünlerinden daha önemli olarak gördüğümüz bir maddedir.

Bu kendi içinde ilginç bir gerçektir ve bir şekilde Batı kültürü ve düşüncesine dayanmaktadır. İlginçtir ki, Çin halkı bu davranışı göstermemiştir. Onlar dürtüsel bir şekilde tuvalet kağıdı almadılar. Çünkü tuvalet kağıdı yoksa mendil ya da kağıt havlu kullanabileceklerini biliyorlar.

Ancak Batı beyni acil durumlarda daha farklı hareket eder. Hadi insanların dürtüsel bir şekilde tuvalet kağıdı alması ile ilgili nasıl açıklamalar getirebileceğimize bir göz atalım.

Vazgeçmek istemediğimiz bir minimum konfor seviyesi var

Eğer birkaç hafta boyunca evimizde olacaksak bunu belli bir minimum konfor seviyesinin altına inmeden yapmak isteriz. Dahası, eğer kendimizi alışverişe gidemeyeceğimiz bir durumda bulursak onlar olmadan yapamayacağımızı düşündüğümüz bazı belli başlı ürünler var. Tuvalet kağıdı da bunlardan bir tanesi. Hatta bunu temel ihtiyaçlar piramidinin en altına yerleştiriyoruz.

Bu kesinlikle iştahımızı yatıştıracak bir şey değil. Ancak, buna sahip olduğumuzda minimum bir onurumuz kalacağından emin olabiliyoruz. Bu, görünüşe göre, vazgeçemiyor olduğumuz bir şey.

Mantıksız davranışlar bulaşıcıdır

Tüketici psikolojisi alanından iyi bildiğimiz bir şey var, o da satın alma davranışının büyük ölçüde dürtüsel ve mantıksız olduğu.

Bir ürünü alırken diğer insanların nasıl davrandığını gözlemlemek bizim de aynı şeyi yapmak istemeye başlamamız için yeterli. Bu davranışı o anda taklit etmeyebiliriz ancak bir noktada mutlaka taklit edeceğiz.

  • İnsanların tuvalet kağıdı almasının tek sebebi bunun önemli bir ürün olması değil. Bunu yapmalarının bir sebebi de başkalarının ne kadar fazla tuvalet kağıdı aldığını görmek.
  • Sosyal ağlar ve televizyon bizlere sürekli alışveriş arabaları tuvalet kağıdı ile dolu insanları gösteriyor. Bu bulaşma etkisi durdurulamaz bir şey.
  • Aynı zamanda, başka bir fenomen de var. Bu ürün süpermarketlerin raflarında öyle büyük bir yer kaplıyor ki, bu rafları boş gördüğümüzde bu üzerimizde büyük bir etki yaratıyor.
  • Her şeyden önce, bu durum tuvalet kağıdını onsuz yapamayacağımız bir şey olarak görmeye başlamamıza yol açıyor. Sonuç olarak tuvalet kağıdı stoku yapmak zorunda hissediyoruz.

Eğer insanlar toplu halde tuvalet kağıdı alırlarsa bana kalmayabilir

Bu ürünün satın alınma hacminin bu kadar yüksek olması başka bir korkunun ortaya çıkmasına neden oluyor: geriye tuvalet kağıdı kalmama olasılığı. Bu, bir balığın kendi kuyruğunu yemesi gibi ve bir şey olmadan kalma korkusuna dayanır.

Bu ürünü toplu olarak almak ile ilgili herhangi bir ihtiyaç hissetmemiş olmanız da son derece normal. Ancak, basitçe diğer insanların bu kadar fazla tuvalet kağıdı aldığını görmek bizleri, biz de acele edip biraz tuvalet kağıdı satın almazsak bize hiç kalmayacağını düşünmeye itiyor.

Belirsiz durumlarda satın alma eylemi bize bir kontrol duygusu veriyor

Psikolojik açıdan bakıldığında ilginç olan bir faktör daha var. Zor zamanlardan geçtiğinizde, etrafınız belirsizlik, ıstırap ya da huzursuzluk ile dolu olduğunda bir şeyler satın alma eylemi genellikle kontrolde olduğunuzu hissetmenizi sağlar.

Evinizde iyi bir yiyecek ve temel ürünler stoku olduğunu bildiğiniz şeklindeki basit gerçek sizi rahatlatır, size bir güvenlik hissi verir. Çünkü, bu şekilde, temel ihtiyaçlarınızın karşılanacağına inanırsınız. Bundan dolayı beyniniz rahatlar.

İnsanlar tuvalet kağıdı satın alıyor çünkü bu ürünü hayatlarından çıkarmak istemiyorlar. Bu ürün onlara saklamak istedikleri asgari miktarda bir haysiyet hissi veriyor.

Sonuç olarak, bu davranış bize ne kadar ironik ve mantıksız görünürse görünsün, açıklayabileceğimiz bir şeydir. Bu anlaşılabilir bir şey ve panik hissinin ortaya çıkardığı etkilerden bir tanesi. Bunun hayatta kalmamız için gerekli olmaması fark etmiyor. Kriz anlarında, yakınımızda bu ürünün olması bir normallik hissi yaratıyor. Kontrol hala bizim elimizdeymiş gibi hissediyoruz.