Karantina Karakterimizi Değiştirecek Mi?

Mayıs 20, 2020
Karantina karakterimizi değiştirecek mi? Bazıları, bu durumdan daha güçlü bir şekilde çıkacağımızı ve daha güçlü bir toplum yaratacağımızı söylüyor. Diğerleri ise bu ıstırap hissi ve sürekli devam eden bulaşma korkusunun artacağını söylüyor.

Bir ya da diğer açıdan, karantina karakterimizi değiştirecektir. Pandeminin etkisi nüfusun bir kısmı için, özellikle de kayıplar yaşamış insanlar için, daha yoğun ve travmatik olacaktır. Diğerlerini biraz daha az etkileyecek olsa da, kimse bugünlerde deneyimliyor olduğumuz şeylere tamamen bağışık olamaz.

Düşünürlerimiz, filozoflarımız ve tarihçilerimiz karantina ve pandeminin etkileri konusunda farklı fikirlere sahipler. İyi bilinen bir tarihçi olan Keith Lowe bugünün toplumunun geçmişteki toplumlar kadar bilge olmadığına ve bu dönemde deneyimlediğimiz şeylerin bize çok yararı olmayacağına dikkat çekmektedir.

Fransız sosyolog Michel Wieviorka ise farklı bir fikre sahip. O, bu deneyimin bizleri önceliklerimizi yeniden düşünmeye ve karşılıklı desteğe değer veren çok daha uyumlu bir toplum yaratmaya zorlayacağına inanıyor. Ona göre bu virüs küresel bir toplum olarak gelişebilmek için yararlanmamız gereken bir başkalaşımı bizlere dayatacaktır.

Valencia Üniversitesinde Etik Profesörlüğü yapan Adela Cortina hayat mücadelesinde hayatta kalanların en güçlüler değil, birbirlerini destekleyenler olduğunu bizlere hatırlar. Kendisi bunun kutsal bir değer, korumamız ve gelecek için akılda tutmamız gereken bir şey olduğunu söyler.

Pencerenin yanında yatan bir kedi ve bir vazo çiçek.

Karantina Karakterimizi Değiştirecek Mi?

Karantinanın karakterimizi değiştirip değiştirmeyeceğini anlamak için, ilk önce karakter derken ne kastettiğimizi açıklığa kavuşturmalıyız. 

Karakter, size olan şeylere nasıl tepki verdiğinizi belirler. Kişiliğinizin; hem deneyimlediğiniz şeyler, hem de genetik eğilimleriniz sonucunda ortaya çıkan bir bileşenidir.

Ernst Kretschmer ve William Stern 20. yüzyılda bu alanı en çok çalışan yazarlardır. Karakterin duygusallık, ilgiler ve rezonansı içerdiğini vurgulamışlardır. Rezonans, bir gerçek, deneyim ya da uyaran bizi etkilediğinde ortaya çıkan hassaslık eşiğimizi ifade eder.

Bazı insanları çok rezonant iken diğerleri değildir. Bundan dolayı bazı insanlar bu durum tarafından farklı şekillerde etkilenecektir.

Ruh Sağlığı ve Kişilik

Bazı insanlar pandeminin öncesinde halihazırda anksiyeteden muzdarip haldeydiler. Diğerleri ise bu psikolojik durum ile karantina sırasında başa çıkmaya başladılar. Bundan dolayı, mevcut durumun ruh sağlığı üzerinde ortaya çıkarabileceği etkilerin hepsi arasında, anksiyete bozuklukları en yaygın olanlar olacaktır.

İşte ve kişisel açıdan belirsizlik, yeni salgınlara dair korkular ya da direkt karantina dolayısıyla oluşan etki genellikle anksiyete seviyelerini arttırır.

Bundan dolayı, eğer karantina sırasında muzdarip olduğunuz stres ve anksiyetenin karakterinizi değiştirip değiştirmeyeceğini merak ediyorsanız dikkate almanız gereken bir belirleyici faktör vardır: süre.

Eğer bu durum aylarca devam ederse, daha fazla karamsarlık, bir alarm hissi ve huzursuzluk gibi değişiklikler deneyimleyebilirsiniz.

Davis’teki California Üniversitesinden Dr. Grant Shields’ın yaptığı çalışma gibi çalışmalar tam da bu gerçeğe işaret ediyor. Eğer sürekli strese maruz kalırsanız karakteriniz değişebilir. Ancak, eğer bu durum en kısa zamanda çözülürse bu etki küçük olacaktır.

Endişeli görünen bir kadın.

Eğer Yaşam Alışkanlıklarımız Değişirse Karakter Özelliklerimiz De Değişecektir

İnsan psikolojisi söz konusu olduğunda bir belirleyici ilişki çevresel koşullanmadır. Eğer hayatınızdaki bir şey aniden değiştiyse ya da alışkanlıklarınızı değiştirmeye zorlanırsanız karakterinizin birçok yönü değişim gösterebilir.

İşe gitmek ya da günlük görevlerinizi yapmak için maskelere güvenmek zorunda olduğunuz şeklindeki basit gerçek sizi etkileyebilir. Ayrıca, bulaşma korkusu aşırı tedbirliliğe neden olabilir.

Aynı şekilde, serbest hareketlerinizin ve sosyal etkileşimlerinizin kısıtlanması da sizi olumsuz anlamda etkileyebilir. Bunların bir sonucu olarak üzüntü ve hatta hayal kırıklığı gibi duygular ortaya çıkabilir.

Çocuklar ve Yaşlılar: En Çok Etkilenenler

Bu pandemi sırasında en çok etkilenen gruplar çocuklar ve yaşlılardır. Çocuklar, özellikle de 14 yaşından küçük olanlar okul ortamlarından ve akranlarından ayrılmalarından dolayı en fazla etkilenmeleri muhtemel olan gruptur. Sosyalleşme, oyun ve dış dünya ile etkileşim çocuklar için gereklidir. Ayrıca, evde olmak ve ebeveynlerinin endişesine tanık olmak da çocukları etkileyebilir ve onların üstünde ciddi bir psikolojik etki yaratabilir.

Diğer yandan, yaşlıları da ihmal edemeyiz. Birçoğu zamanlarını tek başlarına karantinada geçiriyor ve medya yoluyla pandeminin yaşlı nüfusu nasıl etkilediğine şahit oluyorlar.

Yaşlı bir adamı öpen bir kadın.

Tedbirli Ancak Daha Güçlü

Karantina karakterimizi öyle ya da böyle değiştirecek. Bahsettiğimiz gibi, her şey bu pandeminin süresine ve sonrasında gerçekleşmesi olası değişimlere bağlı olacak. Ancak, inkar edilemeyecek olan bir gerçek var. Hepimiz biraz daha aşırı tedbirli ve dikkatli hale geleceğiz, özellikle de hijyen söz konusu olduğunda. Ancak, bu durumdan daha güçlü bir şekilde de çıkabiliriz.

Sıkıntılı süreçler; güçlerimizi, yeni değerleri ve becerileri uyandırarak bizleri değiştirir. Yolun bu daha sert ve sarsıntılı kısmında en iyi halimizi göstermeliyiz. Amaçlarımızı hatırlamak, ve cesaret ve güven ile ilerlemek bunun anahtarlarıdır.