Hikikomori: Sosyal Çekilme Sendromu

Nisan 14, 2019
Son yıllarda Japonya'da hikokomori ya da sosyal geri çekilme sendromu yaşayan gençlerin sayısında korkutucu bir artış yaşanıyor. Bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek için yazımızı okuyabilirsiniz. 

Son birkaç yılda sosyal geri çekilme yani hikikomori sendromu vakalarında endişe verici bir artış oldu. Bu fenomenin başlıca özellikleri gönüllü geri çekilme ve yalnızlıktır. Bu durumdan etkilenen insanlar dış dünyalarını düşmanlık dolu, şiddetli ve saldırgan olarak algılarlar. Bu nedenle, bu insanlar aşırı yalnızlığı tercih ediyorlar.

Bu sendrom, ilk olarak Japonca’da “hapsolmak” anlamına gelen hikikomori adıyla biliniyordu. Bu terim, ilk kez 2000 yılında Japon psikiyatr Tamaki Saito tarafından kullanıldı. Saito bu durumu en az 6 aylık bir süre için kasıtlı olarak kendini kapatmayı içeren yeni bir sosyal hastalık olarak tanımladı. Sosyal geri çekilme sendromu genellikle, herhangi bir sosyal etkileşim, eğitim aktiviteleri veya iş taahhüdü olmayan genç yetişkinleri etkiler.

Sosyal geri çekilme ya da hikokomori

Sosyal geri çekilme sendromundan muzdarip insanlar dış dünyayla herhangi bir temastan kaçınma eğilimindedir. Konfor bölgesini terk etme korkusu aşırıdır. Bu nedenle kişi tamamen kendini izole eder. Uzun süre odasına kendini kilitler. Dışarı çıkmamalarının ana nedeni yalnız kalmak istemeleridir.

Bu insanlar küçük alanlarına kendilerini güvenli bir şekilde hapsedene kadar tüm iletişim kanallarını yavaşça keserler. İlk başta kendilerini günlerce odalarına kapatırlar. Sonra bunu haftalarca ve hatta yıllarca sürdürebilirler. Günlerini uyuyarak, televizyon izleyerek ya da video oyunu oynayarak geçirirler.

Çoğu durumda, arkadaş çevresi çok küçüktür veya hiç yoktur. Sosyal izolasyon sendromundan muzdarip gençler dış dünyayla elektronik cihazlar vasıtasıyla iletişim kurar. Bu durumdan aşırı derecede etkilenen insanlar, çevrimiçi etkileşime bile girmezler.

Sirkadiyen ritmlerindeki değişiklikler

Sosyal geri çekilme sendromu, hasta kişinin temel biyolojik değişkenlerinde geçici değişimlere neden olur. Örneğin, bu gençler gündüzleri uyuyabilir ve geceleri video oyunları oynayabilirler. Yine bu sendromdan muzdarip insanlar olmadık zamanlarda yemeklerini yer. Hiç bir kısıtlama olmadan yemek yerler ve yedikleri şeyin besin değerini önemsemezler. Sık sık eve fast food sipariş edebilir veya hazır yemeklerle beslenirler.

Aynı şekilde hijyene de önem vermezler. Genellikle çevrelerinde çok fazla çöp vardır. Bunun nedeni, yedikleri fast food yiyeceklerden kalan çöpü atmak için dahi sokağa çıkmayı ve hatta odalarını terk etmeyi reddetmeleridir.

Ebeveynlerin rolü

Shinguru, kabaca “parazit” anlamına gelen Japonca bir terimdir. Ebeveynlerinin bakım ve vesayeti altında yaşayan yetişkinlere atıfta bulunur. Kendi başlarına elde edemeyecekleri rahat bir yaşam sürmek isterler.

Bu sendroma sahip gençlerin diğer aile üyeleri ile pek bir ilişkisi yoktur. Bazen bu gençler ebeveynlerini korkutabilir ve agresif davranabilir. Diğerleri zaman içinde endişe ve depresyona dönüşmüş bir hüzünle tükenmiş gibi görünmektedir. Bazı durumlarda, bu özel yaşam tarzı ve derin memnuniyetsizlik, intihar etmelerine yol açabilir.

Sosyal geri sendromunun alt tipleri

Sosyal geri çekilme sendromunun alt tipleri gönüllü olarak kendini izole etmeyi içerir. Ancak bu acı çeken insanlar kendilerini aynı ölçüde ve şekilde kapatmazlar. Uzmanlar dört tür hikikomori belirlemiştir:

  • Hikikomori öncesi: Bu insanlar okul veya üniversite derslerine katılmak için dışarı çıkar. Bununla birlikte, mümkün olduğu kadar diğer herhangi bir sosyal etkileşimden kaçınmaya çalışırlar.
  • Sosyal hikikomori: Çalışmayı veya ders çalışmayı reddediyorlar, ancak bazı sosyal ilişkileri var. Bunlar çoğunlukla çevrimiçi ilişkiler.
  • Tachisukumi-gata: Bu tür geri çekilme, belirgin bir sosyal fobiye işaret eder. Dış dünyayla karşılaştıklarında korkuları onları felç eder.
  • Netogehaijin: Kelimenin tam anlamıyla “bilgisayar zombisi” anlamına gelir. Bu gençler tamamen tecrit edilmekte ve tüm zamanlarını bilgisayarda ya da diğer sanal ortamlarda geçirmektedirler.
hikikomori sendromu

Hikikomori fenomenini açıklayabilecek bazı hipotezler

Şu anda, bu psikolojik değişimi açıklayabilecek sebepleri bilmiyoruz. Bazı teorisyenler teknolojinin kendisinin bu insanların gerçeklikle temaslarını yitirmesine neden olduğuna inanıyor. Diğerleri, bu durumun çekilmeye yol açan aşırı aile baskısının ürünü olduğuna inanıyor. Bu durumda, ebeveynlerinin gelecekleriyle ilgili beklentileri nedeniyle çocuklar ilk olarak onlarla iletişimi kesiyorlar. Yavaş yavaş, diğer insanlarla da iletişim kurmayı bırakıyorlar. Bazı teorisyenler ayrıca sosyoekonomik veya sadece ekonomik faktörlerden de bahsediyor.

Bu sendrom ilk defa Japonya’da tanımlandı. Bu nedenle, önceleri son derece bireysel ve rekabetçi Japon toplumuyla bağlantılı olduğuna inanılıyordu. Bu ülkede milyonlarca insan bu sendromdan etkilenmiştir. Ancak son yıllarda, İspanya, İtalya, ABD, Umman ve Hindistan gibi ülkelerde de bu sendrom veya benzeri sorunlar artmıştır.