Alexander Luria ve En Güzel 6 Sözü

Nisan 12, 2019

Alexander Luria, 1902’de Rusya’nın Kazan kentinde doğmuştur. Modern nöropsikolojinin babası olarak kabul edilir. Bu psikoloji dalı, araştırmalar sonucunda davranışların kaynağının beyin olduğu sonucuna varmıştır. Bu yazımızda Alexander Luria’nın yaşam öyküsünü ve bu bilim dalına katkılarını en güzel sözleriyle inceleyeceğiz.

Luria, çok dilliliğe çok önem veren varlıklı bir Yahudi ailenin çocuğuydu. Kız kardeşiyle birlikte Almanca, Fransızca ve İngilizce’yi, ayrıca anadilleri olan Rusça’yı çok iyi öğrenmişti. 300’den fazla bilimsel yayında çalıştı.

Çok kültürlü eğitim, çok disiplinli eğitim

Rus Devrimi’nin patlak vermesi ile beraber Alexander Luria’nın eğitimi henüz 7 yaşındayken kesintiye uğradı. Ünlü bir profesör / gastroenterolog olan babası, onu 16 yaşında üniversiteye gitmeye teşvik etti. Aşağıdaki alıntı, yaşam öyküsünü anlattığı The Autobiography of Alexander Luria: A Dialogue with The Making of Mind (1979) başlıklı kitabından. Burada Luria zihin ve psikolojiye olan ilgisini yansıtıyor.

“Psikolojiyi neden meslek olarak seçtiğimi anlamak gerçekten zor.”

Alexander Luria

Luria’nın esnek hiyerarşisi

Luria ve öğretmeni beyni parçalı değil Lev Vygotsky beyni bir bütün olarak görüyordu. Beynin bölümlerinin birbiriyle ilişkili olduğunu ve işlevlerinin hiçbir zaman izole edilmediğini veya belirli alanlarda bulunmadığını iddia etmişlerdir. Bu fikirler, Paul Broca veya Karl Wernicke gibi diğer önemli araştırmacıların fikirleriyle zıt düşüyordu. Bu iki araştırmacı, belli işlevlerin beynin belirli alanlarında bulunduğuna inanıyordu.

Lokalizasyon-antilokalizasyon tartışması on yıllarca sürdü. Bugün itibariyle, her iki pozisyonun bir karışımı kabul edilmiştir diyebiliriz. Beynin birbiriyle ilişkili bir sistem olarak çalıştığı, ancak bazı bölümlerin de belirli işlemlerden sorumlu olduğu düşünülüyor. Örneğin, Broca alanı ve dil arasında doğrudan bir ilişki olabilir. Luria’nın alıntılarından bir diğeri beynin işleyişi konusunda duyduğu tutkuyu özetliyor:

“Konuşma bir mucizedir.”

Bu nöropsikolog için beyin üç düzeyde organize olmuştur: birincil, ikincil ve üçüncül. Her bir düzeyde, belirli işlevlerden sorumlu bölgeler var:

  • Vigil, birincil hafıza ve dahili homeostaz: beyin sapı, hipotalamus, limbik sistem.
  • Bilginin depolanması ve işlenmesi: geçici, oksipital ve parietal loblar.
  • Hareketlilik ve davranışsal programlama: ön lob.

Bu üç seviye, üst seviye fonksiyonların birçok beyin alanına dayandığı ve koordinasyon içinde çalıştığı, birbirine bağlı bir sistem oluşturur.

“Görevimiz, korteksin sınırlı bölgelerinde bir insanın üstün psikolojik süreçlerini ‘tespit etmek’ değildir. Ayrıntılı bir analiz yaparak beyinde karmaşık zihinsel faaliyetlerin yürütülmesinden sorumlu uyumlu alan gruplarını bulmaktır.”

nöropsikoloji ve Alexander Luria

Nöropsikoloji

Fizyolojiden farklı olarak, nöropsikoloji, deneysel amaçlarla herhangi bir fiziksel zarara neden olmaz. Bunun yerine, hastanın hâlihazırda sahip olduğu yaralanmalardan veya terapötik amaçlı ameliyatlardan kaynaklanan yaralanmalardan faydalanır. Luria’nın en ünlü alıntılarından biri bunu gösteriyor:

“Aldığımız sorumluluklar ve beyin hasarına sahip çok sayıda hastayı inceleme fırsatı müthişti(…). Bilimi ilerletmemize yardımcı oldular.”

Luria’nın çalışmaları yalnızca hâlihazırda beyin hasarına sahip insanlara ve zihinsel süreçlerin organizasyonuna olan ilgisine odaklanmıyor. Esasen, ilk yalan dedektörlerinden birini tasarlamak da onun başarıları arasında. Ayrıca ilk çalışmalarında psikofizyolojiye odaklandı. Luria psikanalizle çok ilgilenmeye başladı ve “duygusal motor tepkiler” yöntemleri geliştirmek için insanın duygusal durumlarını inceledi.

“Bir Sibirya köyünde tüm ayılar beyazdır. Komşunuz o köyü ziyaret etti ve bir ayı gördü. Ayının rengi neydi?”

Bu onun en ünlü sözlerinden biri. Alexander Luria, Orta Asya bir köyü ziyaret ederken bunu düşünmüştü. Bir hedefi vardı: evrensel ve mantıklı bir akıl yürütmenin varlığı hakkında bilgi edinmek.Bu soruya cevap olarak köylüler, “Nereden bileyim?” ve “Neden komşumuza kendiniz sormuyorsunuz?” demişti.

tahta önünde düşünen kadın

Beyin hala bir bilmecedir

Bu nöropsikoloğun onlarca yıl önce keşfettiği gibi şu anda beyne ilişkin sahip olduğumuz bilgi, keşfetmemiz gerekenlere kıyasla nispeten küçük. Bununla birlikte, birkaç yıl önce bildiklerimizle karşılaştırıldığında, aslında çok büyük bir ilerleme kaydedildiğini söyleyebiliriz. Gerçek şu ki bu büyük ilerlemelerden bağımsız olarak, hâlâ öğrenmemiz gereken çok şey var. Luria’nın şu sözü bu gerçeğe değiniyor:

“Semptomun başlangıcından (belirli bir fonksiyonun kaybı) ilgili zihinsel aktivitenin bulunduğu yere ilerleyebilmek için henüz uzun bir yol var.”

Alexander Luria’nın sözleri sayesinde birçok yazar ve araştırmacı zihnin nöropsikolojik temeli gibi daha somut yönlere derinlemesine bakabildi. Luria’nın katkıları, nöropsikolojinin gelişiminde belirleyici olmuştur. Beynin işleyişinin daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır.